HEPİMİZ TURGUT UYAR’IN DİZELERİYİZ!

Gezi Direnişi’nin 2. ayına yaklaştığımız şu günlerde geriye dönüp bir bakınca direniş içinde mizahın olduğu gibi edebiyatın da eksik olmadığını görüyoruz. Ki aslında yazılamaların edebiyatın birer parçası olduğunu söylemek dahi mümkün. Öte yandan, kişisel olarak benim ilgimi çeken en önemli şey Turgut Uyar şiirlerinin direnişteki yeriydi. Gezi’de, Kuğulu’da ve pek çok sokakta, hatta sloganlarda Uyar’a ve şiirlerine dair bir şeyler bulmak mümkündü.  Bunun belki de başlıca sebebi Turgut Uyar’ın şiirlerinin her birinin de birer direniş örneği olması olabilir. Mesela, direnişe bir şiir yakıştırılacak olsa bunun, “Hızla Gelişecek Kalbimiz” olması muhtemeldir. Uyar, başka şiirlerinde de görebileceğimiz gibi bu şiirinde de sanki direnişe seneler öncesinden selam verir gibidir:

“bir haziran uygulayacak
kimse bölemeyecek ve kalbimiz
hızla gelişecek. “

İşte, Gezi pek çok şeyi yeniden doğurduğu gibi, Uyar’a da yeniden hayat verdi ve işte hepimiz böylece “Turgut Uyar Dizeleri” olup dağıldık şehirden şehre, sokaktan sokağa. Ve direnişin şiirleri, direnişin kendisine dönüştü böylece.

Direnişin Turgut Uyar’a selamlarından bazı örnekler:

“Turgut Uyar’ın Askerleriyiz” sloganlarını takiben “Turgut Uyar’ın Dizeleriyiz”

“Biçen her kimse yıllardır yanlış biçiyor. Bir elbise ki, alabildiğine dar”  Belki de bu isyanın en güzel özetiydi.

“Her şey naylondandı o kadar” ve “Geyikli Gece”de ne güzel demişti Uyar: “ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı”

Gezi, “Göğe Bakma Durağı”nı yaratmıştı.

gezi2

Ve direnişin anahtar dizesi “Benim dengemi bozmayınız”.

 

Enhanced by Zemanta

Tagged in: , , , , , , ,

%d bloggers like this: