27 Kasım ders notları

  • Irem Donerci ***STRUCTURALISM: 60 lardan itibaren hemen hemen tum dusunce akimlarini etkiledi. 
    *Ferdinand de Saussure: linguistic, dilbilim teorik acilimi, yuzyillik bir donemde unlu oldu. 
    Baslangicta “unit of analysis” ile basliyor. Yani “SIGN” ile basliyor. Hayatta hersey bir “sign”.
    SIGN’in iki tane elementi var–» 1. Signified(isaret edilen) , 2. Signifier(isaret eden)
    Kuzu, lafinin kendisi SIGNIFIER gozumuzde olusan kast edilen SIGNIFIED
    Kopek, dog, chien, perro, kelb-» bunlarin hepsi uydurma (ARBITRARY)
    *TOTEMISM 
    ***Claude Levi-Strauss: gelmis gecmis en unlu antropolog. Totemler 
    keyfidir, uydurmadir. Onlarla ilgili efsaneler uretilir, efsaneler cok nadir 
    bir kabileyle baglantili olabilir. Deep structure; bizi yonlendiren derin 
    yapilar , mesele bu derin yapilari cozumlemek. Language ikiye ayrilir; 
    langue, parole. Langue dilin structure ‘i sozler teferruattir. Totemler 
    farki olsa bile her insan toplulu kendini belli bir seyle organik yada 
    inorganik olablir temsil etmeye calisiyor. Aslinda ozundeki structure 
    budur. Her insan grubu kendini su veya bu sekilde temsil etmeye 
    calisiyor.
    –»Binary opposition(ikili zitlik); culture versus nature
    James Bond-» good vs. evil
    *STRUCTURE–»(yapi,duzen, dizilim,sistem) alfabe neden boyle olmus? 29 harflik bir sistem, bu yapi icinde harflerin farkliligi var ozelliklerine 
    gore. Difference’i – yapi icerisinden anlama. Istisnalar structure’i 
    bozmaz.
    Genel kultur notlari: 
    -pozitif bilim–»(deney-gozlem), matematik, fizik.. etc.
    -Sosyal Bilimleri pozitif bilimler gibi nedensellige, kanunlara ve deney gozleme dayandiran ilk kisi; Auguste Comte
    -efkar: arapcasi fikirler ama Turkce de huzunlenmek anlaminda kotu anlamlar atfedilmis. Yani kulturel cesitlilige gore, toplumlarin kendi ozlerine gore anlamlar cikarmis.


    Özge Başkan “Aydinlanmacilar bu donemi gorse intihar ederdi” Erkan Saka
    21 Aralik!!!

    -Structuralism-
    Saussure
    Auguste Comte
    Unit of analysis
    Sign – signified – signifier
    Arbitrary
    Claude Levi-Strauss
    Totemism
    Langue-parole
    Binary opposition – culture vs. nature, good vs. evil, tradition vs. modernity, public vs. private


    Tolgar Özaltındere Totemizmde inanış toplum ruhu şeklindedir, yani bir millet ya da bir kabilenin inandığı şey(bir bitki,bir hayvan) toplumun ruhaniyetini, kutsiyetini yansıtır.


    Cenk Aygün Derse gelmeyenler Claude Levi-Strauss ile Levis arasındaki ilişkiyi merak etsinler


    Didem Özkaymaz Özge sen de İrem’den geri kalmamışsın hani Binary Opposition :
    -Culture vs. Nature
    -Tradition vs. Modernity
    -Public vs. Private 
    James Bond örneğini verdik (Good vs. Evil). Bond?un yanındaki kadınlar değişir, mekanlar değişir ancak iyi ve kötünün savaşı hep vardır. 
    Public – Tradition : Cami, simit, yere tükürme, rakı, hamam, çay, Türk kahvesi …
    Private- Tradition: Rakı, bıyık, Türk kahvesi, çay…
    Public- Modernity: Trafik, bıyık, vapur, köprü…


    Adil Balaban Signified-signifier, arbitrary(keyfi), dog, chien, perro, kelb,claude levi-strauss, totemism, efkàr, langue – parole, binary opposition, culture vs nature,


    Ziya Berberoğlu 60’lı yıllardan itibaren bütün bilimleri etkilemiştir. Ferdinand de Saussıre lingustik ile çalışıyor. Burada unit of analysis ve sign kavramları önemlidir. Sign’ın iki elementi vardır; bunlar signified (işaret eden) ve signifier (işaret edilen). 
    Ardından arbitrary kavramı geliyor burada da kullandığımız kelimlerin bir anlamı olmadığını bunların birilerinin uydurması olduğunu görmekteyiz.


    Ziya Berberoğlu 1930’lu yıllarda Claude Levi Straus ismi totemism ile ilgili çalışmalar yapıyor ve her kabilenin toteminin anlamlarını araştırıyor. Burada da tıpkı sign da olduğu gibi bir anlamı olmadığı rastgele ortaya atıldığı fikri ortaya çıkıyor.


    Sezin Balkan Structuralism, Ferdinand de Saussure: dil bilimci.
    Unit of analysis, SIGN. Hayatta her sey bir “sign.”
    SIGN’in iki tane elementi vardır: Signified ve Signifier.
    Totemism. Claude Levi-Strauss: antropolog. Totemler 
    uydurmadır. Language ikiye ayrılır; langue, parole.
    Comte, sosyal bilimleri nedenselliğe, kanunlara ve deney- gözleme dayandıran ilk kisi olmuştur.


    Selda Yılmaz Ferdinand de Saussure dil bilimiyle uğraşırlar. Sign kavramı önemlidir burada. Bir sign’ı diğerinden ayıran, içinde bulunduğu yapı ve pozisyona dayanır. Ave B birbirinden değerli değil sadece sıra farkı var. Levi-Strauss sosyalliğe vurgu yapıyor. Levi-Strauss’a göre, biz öncelikle bilinç değil de, dilin, kültürün ve eğitimin ürünü olan toplumsal yaratıklarız. Dili ikiye ayırır: Langue-parole. Parole’u yok sayıyor yanlışlık yapılabilir diye langue’ e bakmalı diyor. Binary opposition: insan düşüncesini etkileyen zıtlıklar. ör: good vs. evil.
  • Selda Yılmaz cami, kalabalık, trafik,, yere tükürme, nargile, vapur,rakı, bıyık, simit, tesbih,türk kahvesi, dansöz, deniz,hamam, çay, kebab…..> binary oppositionları: public vs.private, tradition vs. modernity


    Büşra Türker Binary Opposition: İkili zıtlık, insan düşüncesini etkileyen zıtlıklar. Mesela binary opposition olarak James Bond’da ki iyilik ve kötülük kavramları örnek olarak verilebilir.


    Ceren Ataş Sanırım yazılmayan bir bu kaldı: Marx’ın analiz birimi (unit of analysis) sınıftır; Aydınlanmanın birey.


    Maide Sarıoğlu structuralism(yapısalcılık), Saussure(dil bilimci), yapısalcılık dilde başlamıştır, sign iki elemanı vardır signified(işaret edilen), signifier(işaret eden) köpek dog perro kelb, sözcüklerin oluşumu keyfi (arbitrary) olmuştur. Totemism, Claude Levi-Strauss, bir işaretin diğer işaretten ayrılması tamamen yapısaldır. Binary Opposition (ikili zıtlık) culture vs. nature , goog vs. evil


    Gizem Keskin Saussure: Dil bilimci. etimolojik calısmalar yapar. unit of analysis. sing’in iki elementi var. signified-signifier. Signifierler genelde arbitrorydir.



    Nilay Kültürel yere tükürmek= public alanda yapılan private hareket.


    Nilay Kültürel istisnalar structure yi bozmaz.


    Alp Sulun ferdinand de saussure dil bilimci.aguste comte cok pozitivist bir adam bu.unit of anlysis marxın ki calss signified-signifer


    Merve Yılmaz Structuralism (ferdinand saussure -dil biliminin babalarindan biri ) dil bilimciler etimolojik calismalar yapiyor yani bir kelimenin kokenini inceliyor ornegin bunun adi niye masa? Gibi, 
    Unit of analysis kavrami (marxinki sinif aydinlanmanin unit of analysis’i birey vs) saussure;herseyi anlamanin ozune SIGN kavramini koyuyor bu kavram ikiye ayriliyor ; 1) signified (isagret edilen 2) signifier (isagret eden) ornk erkan hoca kuzu dediginde hepimizin aklinda bisey olusuyor kuzu signified ,kuzunun kendisi signified , Arbitrary keyfilik , claude levi strauss (totemism) ,deep structures derin yapilar


    Aytuğ Işıklı sign ikiye ayrılıyor; signified(işaret edilen), signifier (işaret eden). Örneğin; kuzu dendiği zaman, kuzunun kendisi signifier, kuzunun kafamızda canlandırdığı şey signified.


    Büşra Bakır Ferdinand, doğabilimcisi Henri de Saussure ve Louise Elisabeth de Pourtalès?in oğlu ve Nicolas Theodore de Saussure?ün torunudur. Ferdinand Almanya?nın Leipzig şehrinde üniversite eğitimi almıştır ve Berlin’de bir dönem Heinrich Zimmer’in yanında Hint-Avrupa Dilleri üzerine çalışmıştır. Leipzig’te doktorasını yazdıktan sonra 1881 yılından 1891 yılına kadar Paris’te École pratique des hautes études okulunda ders vermiştir. 1891 yılından ölümüne kadar Cenova Üniversitesi’inde Tarih ve Hint Avrupa dillerinin karşılaştırılması alanında profesörlük yapmıştır. Ferdinand de Saussure, Cenova Üniversitesi?nde 1906 yılından 1911 yılına kadar Genel dilbilim üzerine dersler vermiştir.

    Saussure?ün şöhreti yaşamı boyunca Slav dilleri araştırmacısı olarak yaptığı çalışmalarında mevcuttur. ?Mémoire sur le système primitif des voyelles dans les langues indo-européennes? (Memory auf dem primitiven System der Vokale im Indo-Europäischen Sprachen/Hint Avrupa Dillerindeki Seslerin İlkel Sisteminin Hafızası-1879) isimli eserinde Saussure daha 21 yaşında bir öğrenciyken dilbilgisel yöntemleri uygulayarak “Laringeal” kuramını geliştirmiştir. Hint Avrupa ses sisteminin yeniden yapılandırılması sürecinde Saussure kaybolan ses katsayılarının (coefficients sonantiques) varlığını kuramsal olarak talep etmektedir. Bu ses katsayılarını daha sonraları Danimarkalı dil araştırmacısı Hermann Møller de 19. yüzyılda “Laringeal” olarak tanımlamıştır. Saussure’ün ölümünden sonra 1914 yılında Bed?ich Hrozn? bu noktada Hint Avrupa dili olarak belirtilen Hititçe?yi çözümlemiştir. Sausure?ün kendi ses katsayılarını yeniden yapılandırdığı bazı durumlarda Polonyalı dilbilimci ve Slav dilleri araştırmacısı Jerzy Kury?owicz Hititçedeki “Laringeal”i bulmuştur. Önemli kısıtlamaların hesaba katılmasına rağmen Hititçedeki “Laringeal” genel anlamda Saussure?ün yeniden yapılandırmasının onaylanması olarak kabul edilmektedir.


    Esra Akil b , c den daha değerli değildir aralarında sadece sıra farkı vardır . Hala ulke olarak tam modernlesemedık. Ama bana gore kadının içki içmesi ve bunun kotu gorulmemesi bi modernlesme yoludur


    Büşra Bakır Signifier
    The signifier is the pointing finger, the word, the sound-image.
    A word is simply a jumble of letters. The pointing finger is not the star. It is in the interpretation of the signifier that meaning is created.
    Signified
    The signified is the concept, the meaning, the thing indicated by the signifier. It need not be a ‘real object’ but is some referent to which the signifier refers.
    The thing signified is created in the perceiver and is internal to them. Whilst we share concepts, we do so via signifiers.
    Whilst the signifier is more stable, the signified varies between people and contexts.
    The signified does stabilize with habit, as the signifier cues thoughts and images.


    Derya Kaya structuralism,sign,unit if analysis, signified-signifier…yere tukurmek =public tradition


    Elif Şeker Structuralism…:Saussure ;dil bilim üzeine yaptğı çalışmalarıyla ilerleyen zamanlarda çok konuşulan bir isim olmuştur.Unıt of analysis ,Sıgn(hayatta her şeyin görsel veya işitsel olarak bir sıgn olduğunu savunur.SIGNIFIED-SIGNIFIER) ,arbitrary. Claude Levi-Strauss;hepimizin konuştuğu bir dil vardır ve önemli olan bizim bu dilin yapısallığını görebilmek(Language-Parole) ,Culture vs.Nature,Tradition vs. Modernity, Puplic vs.Modernity…


    Aslı Toluk saussure ve strauss karmasikligi..
    saussure dil biliminin babasi, unit of analysis, SIGN: signified-signifier, arbitrary; kelimeler genellikle uydurulmus.
    claude levi-strauss antropolog, totemleri toplumlar kendileri secer, totemlere hikayeler uydurulur ve efsanestirilir(turkler=kurt), totemlerin structureina bakiyor, langue-parole, binary opposition
    modernity vs tradition, public vs. private, istanbul’un structureini cikarmaya calistik.


    Venis Kalderon 1960 lardan sonra öne çıkan Structuralism’den bahsettik. Saussure ve Strauss’un bu konuya yaklaşımlarını konuştuk. Saussure, dil bilimci ve sign yani işaretleri incelemeye karar veriyor. Kelimelerin kökenine bakmaktansa işaretleri incelemek gerek diye düşünüyor. Ve bu işaretlere atfettiğimiz anlamlar aslında belli bir bilimsel dayanağa dayanmıyor tamamen keyfi yani arbitrary olduğunu söylüyor. Strauss da totemizmi inceliyor. Farklı kültürlerin, grupların totemleri neden birbirinden farklı sorusuna cevap arıyor. O da totemlerin keyfi olarak benimsendiğini düşünüyor. Structure yani yapıyla olan bağlantısı ise, totemlerin hiçbirinin birbirinden daha önemli olduğunu savunmuyor aralarındaki farkın yapının içinde bulundukları pozisyondan dolayı olduğunu söylüyor. Yani yapı işaretleri belirliyor. Dil örneğin bir günlük dil bir de dilin yapısı olarak ikiye ayrılıyor. Ve biz konuşurken yapıyı düşünmeden konuşuyoruz. Strauss’a göre benimsediğimiz ve günlük hayatta kullandığımız yapıyı sorgulamıyoruz. Ve bunu topluma uyarlamak istiyor Strauss. Bir toplumu anlamak için o toplumun özelliklerini belli bir yapıda inceliyoruz. Totemleri de anlamak için ikili zıtlıkların oluşturduğu çerçevede ele almalıyız.


    Nazlı Eda Ateş Unit of analysis: saussure: sign, marx:class, aydınlanma çağında: birey. Sign’ı iki unsur oluşturu; signifed ve signifier (örnek: “Kuzu” kelimesi signifier, kuzunun kendisi signified ) sausser’in örneği de köpekler üzerinden sonucunda ise en iyisi köpeğe neden köpek dediğini araştırmaktan vazgeçelim, biri köpek demiş ve adı köpek olmuş diyor, yani bu seçim keyfi (arbitrary)


    Işık Şişman Structuralism;yapısal dilbilimin yani Ferdinand de Saussure’nin görüşlerinin edebiyat eleştirilerine uygulanmaya başlanmasıyla 1960’li yıllarda ortaya çıkar. Saussure’ye göre dil, bir simgeler (sign) sistemidir ve senkronik olarak, yani tarihi gelişimi göz ardi edilerek, belli bir zaman diliminde ele alinmalidir.Saussure’ye gore, her simge (sign) bir simgeleyen (signifier) ve bir de simgelenenden (signified) oluşur. Saussure ayrıca signified ve signifier arasındaki iliskinin rastlantısal olduğunu söyler.Bu rastlantısallık hem signifier,hem de signified boyutundadır.


    Yavuz Tuncer (Structuralism)Yapısalcılık kültür daha geniş ve kapsayıcı sistem veya yapı ile ilişkisi açısından anlaşılması gerektiğini vurgulayan bir teorik paradigmadır. 19. yüzyılın ikinci yarısında dil, kültür, matematik felsefesi ve toplumun analizinde en fazla kullanılan yaklaşım olmuştur. Yapısalcı modu antropoloji, sosyoloji, psikoloji, edebiyat eleştirisi, ekonomi ve mimarlık gibi alanlarda çeşitli geniş bir yelpazede vurgulanmıştır. Yapısalcılık ile ilişkili en önemli düşünürleri Lévi-Strauss, dilbilimci Roman Jakobson ve psikanalist Jacques Lacan’ın içerir. Ferdinand de Saussure’ün çalışmaları genellikle yapısalcılığın başlangıç olarak biliniyor.Yapısalcılığın temelinde insan davranışları ve olgular bu büyük sistem ve yapılar aracığıyla psikanaliz, marksizm, darvinizm inceleyerek açıklamaya çalışmıştır. Yapısalcılığın ikinci bir kullanımı ise matematik felsefesidir. Yapısalcılık teorisine göre bir kültürdeki anlam, önem sistemleri olarak çalışan çeşitli olgular ve aktivitelerle tekrar ve tekrar üretilir. 1960?ların yapısalcılığın temel filozofları, tarihçi Michel Foucault’nun, filozof ve sosyal yorumcu Jacques Derrida, Marksist filozof Louis Althusser dir.


    Özlem Yiğit structualism,Saussure,unit of analysis,sing-signifeed&signifier,arbitrary,totemism(Claude Levi-Strauss),binary opposition(culture vs nature,tradition vs modernity )


    Ekin Pekmezci Structralism. Aguate compte unite of analysis. Sign : signified(isaret edilen ) , signifier ( isaret eden ). Totemisim


    Mustafa Bayındır Structuralism — Ferdinad de Saussure
    Unit of analysis
    (Sign – signified – signifier)
    Binary Opposition ; (Culture vs. Nature) (Tradition vs. Modernity) (Public vs. Private)
    Levi-Strauss


    Kaan Alper Claude Levi-Strauss tanınmış en önemli antropolog.Totemizm bir sembol bir hayvan yada herhangi bir simge seçilir ve ona inanılır.culture & nature. arbitrary ( sebepsiz , keyfi ). binary opposition temel zıtlıklar. dog, perro ve chien. signified-signifier.


    Merve Utas her ınsan grubu bır hayvan gıbı birşeyle temsil ettirmeye çalışıyor.bıyık traditional private ( Amerikada gayler bıyık bırakıyor.) Turk kahvesi traditional eskilerde cay yerine hep kahve kulturu varmıs.


    Cansu Nazlı Özkazanç Structuralistlere göre,düşünve ve dil yapısındaki birimler binary oppositionlarla anlamlanıyor. Buna göre, bir kelime kendine zıt anlamlı olan ile bir değer kazanıyorum, ikili karşıtlık içinde birbirlerini tanımlıyorlar. Örneğin yıllardır çekilen James Bond serisinde, karakter ve serüven değişikliği oluyor ancak iyi-kötü (good-evil) karşıtlığı üzerine hikayeler oluşuyor.
    Ceren Yılmaz Herseyin bir sign oldugu dusunuluyor. Herhangi bir sign iki elementten olusur Signified ve signifier. Signified kelime soylendiginde kafanda canlaanan algi, signifier bir seyin ismi gibi .
    Umut Engin Structuralism, Saussure (Unit of analysis), Sign (signified(kastedilen) – signifier(işaret eden),Kuzu kelimesi bir signifier,aklımızda canlanan kuzu ideası signified. Arbitrary: Keyfi durum ( Köpeğe köpek ismi verilmesi ) , Totemism – Claude Levi – Strauss, Binary opposition (İkili Zıtlık).
    Cansu Yüksel Structuralism:yapısalcılık ,Saussure was one of the father of 20th century linguistic.. analizler belli birimlere göre yapılmıştır(unit of analysis).Örneğin; marx toplumu class’lara ayırarak incelemiştir.aydınlanma döneminde bireylere göre analiz yapılmıştır.Saussure de sign’leri(simge-işaret) signified ve signifier olarak incelemiştir.Genellikle signified-signifier arasındaki ilişki “arbitrary” bir ilişkidir. Binary opposition: good vs evil , tradition vs modernity
    Derin Erpulat Structuralism: Yapısalcılık 
    Binary opposition: good vs. bad public vs. private 
    Unit of analysis
    Saussure: Sign / Marx: Class / Enlightment: Birey
    Sign: 1)signified (kafanda oluşan algı) 2)signifier (sign olarak gösterilen şeyin ismi)
    (Saussure?s köpek örneği)
    Herşey birer sign
    Başak Göçmen Structuralism 
    Saussure dil bilimci 
    Unit of analysis
    Sign — bu iki elementten oluşuyor Signified – Signifier
    Arbitrary
    Claude Levi-Strauss
    Totemism
    Binary opposition
    Culture vs nature
%d bloggers like this: