18 Aralık ders notları

  • Zeynep Atakay Post-modernizmin en önemli isimleri Deleuze, Guattari, Michel Faucault, Lyotard ve Derrida. Lyotard “post-modernizm” lafını ortaya atan adam. Bunların neredeyse hepsi Fransız, Paris cafelerinde oturup teori üretiyorlar. 
    Backlash: Var olan hegemonik bir yapıya karşı tepkisellik durumu, ters tepki. Bu tepki siyasi ve sosyal sebeplerden dolayı doğuyor.

    Post-modernizm biraz şemsiye bir kavram. Diğer ekolleri isimlerle anıyoruz (mesela Nietzsche, Freud) ancak baktığımızda post-modernizmde çok fazla isim var.
    Lyotard, “It’s the end of the metanarrative (grand narrative)” diyor. Grand narrative, hayatı anlamlardırmaya çalışan büyük ideoloji demek (örnek: Marxism, dinler, milliyetçilik vs.) Lyotard bu sözünde küreselleştiğimiz için insanların artık büyük ideolojilerin peşinde olmadığını ve hayatlarımızın daha parçalı hale geldiğini vurguluyor. 
    Grand-narrative’i dağıtan şeylerden biri İran’daki devrimdi. 80lerde ulus devletlerin bittiğini düşündük ancak 80 ve 90lar boyunca iddia edilen şeylerin çoğu gerçek olmadı. Mesela dünya vatandaşı olacağımız öne sürüldü bu dönemlerde ama tam olarak gerçekleşmedi bu, ulus devletler de çökmedi ama eskisi kadar otonom ve özerk değiller; “entity” olarak hala görülüyorlar mesela vize istiyorlar. Kriz vs. gibi şeyler ulus devlet tanımıyor, örneğin Amerika krizi 2001’den beri dalga dalga yayılıyor ve Avrupa’yı etkiliyor. Çok uluslu şirketlerin aldığı kararlar diğer ülkeleri de etkiliyor; Starbucks kahveyi aldığı ülkeyi değiştirse öbür ülkenin ekonomisi çöker.
    Vakit nakittir sözü kapitalist bir argümandır. 

    Grand-narrive dediğimiz şeyler “eclectic” hale geldiler yani herşeyden biraz birşeyler alıyorlar. Örneğin Caprice Otel; 50 sene önce böyle bir tatil anlayışı yoktu. 1 Mayıs’ta yürüyen islamcılar da eskiden yoktu. Bunlar ideolojik dönüşümler. Aslında grand-narrativeler dönüşüm yaşayarak varlıklarını sürdürüyorlar. 

    Daha önce de dediğimiz gibi post-modernizm şemsiye bir kavram ve hayatın her alanında ortaya çıkıyor. Buna mimari, sinema vs. dahil. Bu yüzden de post-modernizm nedir sorusuna cevap vermek çok güç.
    Modernist mimaride işlev çok önemli. Devlet okulları, hapisaneler, hastaneler hep modern mimarinin örnekleri çünkü her alanın işlevi olmak zorunda. Türkiye modern mimarinin cenneti olabilir aslında! Ancak tabii ki birşeyin işlev görmesi demek her boşluğa bina dikmek demek değil; bu durumda bir yerden sonra işlevsizlik görülüyor. 
    Atatürk, zamanında yurt dışından mimar getirip Ankara’yı düzenli bir şehir olarak kurmasını istemiş. Ama Melih Gökçek şimdi her yere altgeçit üstgeçit yaparak bunu bozuyor. 
    Dominating nature, tam bir aydınlanma düşüncesidir. Orta çağlarda şehirler su kenarına kurulurdu, verim sağlamak için. Ancak aydınlanmayla birlikte insanlar “Doğaya mahkum değiliz, biz onu kullanabiliriz.” dedi. Bunun bir örneği Las Vegas; çölün ortasına kurulmuş bu şehirde doğaya egemenliği görüyoruz. Eskiden olsa çölün ortasına şehir kurulmazdı ancak artık doğayla bir iktidar mücadelesi söz konusu. Başka bir örnek de Dubai; denizi doldurdular vs ancak adamların petrolü bitince denizi doldurmuş olmaları ne işe yarayacak? Doğayla nereye kadar çatışabilirsin? Bir yerden sonra doğaya egemen olup onu istediğimiz gibi şekillendirmemiz tahmin edilenen daha fazla zarar veriyor. Mesela baraj yapıyorsun ancak bu o bölgenin tüm ikilmi değiştiriyor. 
    Post-modernizmle birlikte işlev biraz geri plana atılıyor ve görsellik, estetik öne çıkıyor. Yapılan gökdelenlerde vs güzellik önemli hale geliyor. Estetik ve doğayla bütünleşiklik tekrar öne çıkıyor.
    TOKİ tarzını batı daha önce kitlesel bir şekilde yaptı, Sovyetler de o kadar insanı sığdırmak için yaptı ama bu tarz, yaşam kalitesini düşürüyor. Batı artık bu tarz inşaları yıkıyor, bahçe gibi düzenlemeler yapılıyor. TOKİ tarzında distinction söz konusu, lower classla aynı yerde yaşamak istemiyorum düşüncesinin bir sonucu olarak ortaya çıktı çünkü. 
    En ufak bir mekan düzenlemesi bile psikolojiyi etkiliyorsa bir de bunu büyük ölçekli düşün! 

    Sanayi Devrimi sonrası köyden kente göç modernizmi zorunlu kıldı.
    Napoleon, Paris’i isyanları engellemek kolay olsun diye o şekilde düzenli yaptırdı. Söz konusu düzen kuşbakışında kendini belli ediyor. Ancak tamamen birbirine benzeyen sokak ve binalar içinde insan ne kadar mutlu olabilir? İstanbul ise aksine karmakarışık bir yapı, “balgam” bir şehir. Zaman geçtikçe sürekli birşeyler eklenmiş bu balgam şehre, insani bir tortu var bakkalıyla, çıkmaz sokağıyla. İstanbul’daki katmanlılık Ankara’da yok, malum İstanbul’a göre çok yeni bir şehir Ankara, tarih oluştukça orası da şekillenecek. 
    İnsani yaşam açısından belirli bir düzeni koruduğun sürece balkona anten, çamaşır falan asmak biraz gerekli aslında. Türkiye’deki saçma mentaliteyi önlemek için tabii kısıtlamalar şart, adam gidip iki katlı binayı yıkıp on katlısını dikiyor yoksa. Bu saçma mentaliteye bir örnek de İzmir – Göztepe’de sahildeki evler arasında neredeyse hiç boşluk olmaması, bu mahalleye de zarar veriyor sonuçta, arka sıralardaki adamlara oksijen gitmiyor adeta. Samatya’da da mesela arka sokakta deniz olduğunu farkedemiyorsun. 
    Post-modernist mimari, koca sınıfta benim sesim en arkadan doğal bir şekilde duyulacak mı sorusu önemseniyor. Şimdiyse bu doğallık önemsenmeyebiliyor, teknoloji var nasılsa, mikrofonla elbet ulaşır o ses arkaya.

    Modernism: Existence of stable, coherent “self”, independent of culture and society.
    Post-modernism: The “self” is a myth and largely composite of one’s social experiences and cultural contexts. The self is an ideology. 
    Modernizmde kültür ve toplumdan bağımsız, kendi içinde tutarlı bir benlik sözkonusu.
    Post-modernizmde benlik bir mit, ideoloji olarak görülüyor. Evrensellik, akıl gibi şeyler kurgu deniliyor. Aydınlanmayla tamamen çatışıyor, grand-narrativeleri yıkıyor. Dini, milliyetçiliği de yıkamaya çalışıyor.


    Ceren Ataş Postmodernizme göre aklın yolu bir değildir, herkesin aklı farklıdır.


    Ceren Ataş “Ankara çok değişti, başka bir modernist mimar geldi: Melih Gökçek” – Erkan Saka


    Rumeysa Durmaz dominatag nature:dogaya egemen olma durumu insanlar evini su kenarlarında tarımsal alan kurubilecekleri yerlerde kurarlardı.Teknoloji cağ ile birlikte doga bize mahkum olsun biz ona degil düşüncesi ile sehirleşme baslıyor.


    Ceren Ataş Postmodernist bakış açısı: biz doğaya mecbur değiliz, doğa bize mecbur olacak.


    Rumeysa Durmaz modernism:toplum kültürden bagımsız teknoloji kullanıyor yani kabul ediyor. post modernism :kisinin sosyal baglarından oluşan bir benliktir.ben denen şey bir kurgudur.


    Sezin Balkan Deleuze, Guattari, Michel Faucault, Lyotard ve Derrida post modernizmin önemli isimlerindendir. Lyotard; “It’s the end of the metanarrative (grand narrative)”demiştir. Hayatı anlamlardırmaya çalışan büyük ideoloji: Grand narrative. Örnek: Marxism, dinler, milliyetçilik vs. Modernism: Existence of stable, coherent “self”, independent of culture and society. Post modernizmde aklın yolu bir değil.The self is an ideology .


    Rojin Coksüer Metanarratives-Grand metanarratives-electic-vakit nakittir-function-space-dominating nature. Toplum ve kültürden bağımsız akla atfedilen yol evrensel,ben kültür ve toplum üstüyüm. ben denen şey kurgu, akıl da kurgu evrensel birşey yok kültür vb şeylere göre değişen birşey var. Benlik bir tür ideolojidir. Aydınlanma da aklın yolu birdir, postmodernizm de aklın yolu bir değil.


    Venis Kalderon postmodernizm modernizmin öne sürdüğü grandnarativelere karşı çıkıyor, günümüzde universal kurallar yok, genellemeler yok diyor. Lyotard postmodernizm kavramını ilk dile getiren kişi. fakat ürettiği fikirler daha çok teoride kalıyor. kısacası postmodernizm ile modernizmin en temel farkı modernizmde kişinin tamamen aklını kullanarak kültür gibi sosyal olgulardan bağımsız oldugu, postmodernizmde ise kişi kültür gibi toplumsal etkiler ile var olur. modernizmde doğaya hükmetme vardır, bilim ve akıl aracılığıyla


    Cenk Aygün Deleuze, Guattari, Michel Faucault, Lyotard ve Derrida unutulmaması gereken isimlerdir. Özellikle Lyotard post-modern kavramını ilk kulanan babalardan. “The end of ‘grand narratives’ or metanarratives” İdolojilerin sonu geldiği düşüncesi hakim olmaya başladı. 80 sonrası süreçte görüldüğü üzere ideolojilerin sonu gelmemişti. İdeolojiler ve büyük modüller- din gibi , modernizm gibi- dönüşüm gösterdiler. Caprice otel örneğindeki gibi : Yeşil sermaye’ye ait olan bu otel İslamcıların “kopma yeri”. Bu örneği dönüşümlerle ve eclectisizmle de ilişkilendirebiliriz. Post-modernizm diğerlerinin aksine çok yönlü alanlarda ortaya çıkıyor. Mimarlık,edebiyat,eğitim ve sanat gibi.. Bu durum kesin ve tam bir tanımının yapılmasını güçleştiriyor. Modernism: Existence of stable, coherent “self”, independent of culture and society.
    Post-modernism: The “self” is a myth and largely composite of one’s social experiences and cultural contexts. The self is an ideology. Bu ayrım Post-modernism’de Benlik ve bireyselliğin ne konumda olduğunu anlatır nitelikte. Artık doğanın insanlar üzerindeki hakimiyeti ve belirleyiciliği kayboldu. Hatta, insanlar artık doğayı kontrol etmekte ve onun ekolojik dengesine doğrudan müdahale etmektedirler. ?Unutmayın. Sorun yolsuzluk ya da açgözlülük değil. Problem sistem’dir.? Slavoj ?i?ek


    Yavuz Tuncer Metanarratives
    Grand narratives
    Eclectic
    Vakit nakittir
    Function
    Space
    Dominating nature
    Modernism: existence of stable, coherent ”self”, independent of culture and society
    Pomo; the ”self” is a myth and largely composite of one’s social experiences and cultural contexts. The self is an ideology


    Yakup Yıldırım Deleuze, Guattari, Michel Faucault, Lyotard, Postmodernizm, modernizm …
  • Ziya Berberoğlu –> Postmodernism
    -> önemli isimleri: Deleuzd, Guattari, Foucault, Jean-Françis Lyotard, Derrida ve de Certaau’dur. 
    –> Lyotard’ın söylediği metanarratives ve grand narratives (hayatı anlamlandırmaya çalışan büyük felsefi ideolojilerdir)
    –>modernist architecture’nin iki özelliği vardır.
    1) Function: mekanın her santimetresi işlev görmeli.
    2) Dominating nature: doğaya egemen olma isteği. Eskiden var olan doğanın egemenliği aydınlanmayla birlikte yerini insan egemenliğine bırakmıştır.


    Ziya Berberoğlu Modernism: existence of the stable, coherent “self”, independent of culture and society.

    Post modernism(pomo): the self is a myth and largely composite of one’s social experiences and cultural comtexts. The self is an ideology. Yani ben denen şey kurgudur diyorlar. Akıl da kurgudur.


    Aytuğ Işıklı Postmodernizmin diğer ekollere göre daha büyük etkisi var, çünkü diğer ekolleri belli bir kişiyle adlandırırken, Postmodernizm bir çok kişi tarafından ortaya atılmıştır.


    Yaprak Gülbahar Post modernizm lafını Jean-François Lyotard ortaya atmıştır. Aklımıza gelmesi gereken önemli isimler: Gilles Deleuze, Guattari, Derrida ve Michel Foucault’dur. Backlash kavramı ters tepki diye dilimize çevirebileceğimiz bir tepkisellik ifadesidir. Çağımız “It’s the end of metanarratives(grandnarratives)” olarak değerlendirilebilir. Ç


    Yaprak Gülbahar Çünkü artık insanlar büyük ideolojilerin peşinde koşmuyorlar eskisi gibi. Fakat grandnarratives’ler son bulmadı sadece eclectic bir hale geldiler. Müslüman kitlenin sahip olduğu tatil anlayışının değişimi “Caprice Hotel” konsepti gibi.


    Yaprak Gülbahar Postmodernizm diğer fikir akımlarının aksine şemsiye bir düşüncedir. Aynı zamanda pek çok farklı alanda varlık göstermiştir. Mimari, edebiyat ve sinema gibi. Modernist mimaride anahtar kelime “function” iken postmodernizmde bu durum yerini “estetik”e bırakmıştır. İşlev önemini büyük ölçüde kaybetmiştir.


    Sena Çilingiroglu Lyotard postmodernizm denince akla ilk gelen isim. “it is the end of metanarratives(grandnarratives)” lyotard’a gore artik oylr bir zamana geldik ki insanlar metanarattivesin veya grandnarrativeslerin uzerine gitmiyor. Electic:herseyden biraz alma durumu. Function:islev. Modernist mimarinin en onemli ozelligi,bos buldugun yeri doldur. Dominating nature: dogaya hukmetmek. (modernist mimarinin bir baska ozelligi)


    Merve Yılmaz Jean francois lyotard postmodernizm lafini ortaya atan kisi .yil 1970lerdn sonra lyotard soyle bir laf ediyor : metanarratives, grand narratives . hem toplumsal hem kisisel belli bir vaadlerde bulunuyor bu anlamda butun dinler grand narratives ornegin sosyalizm ve milliyetcilik . 1979dan sonra iran devrimi tum grand narrativesin icine etmistir. Bir donem bu icine etme devam ediyor 80lerde hadi o bir istisnaydi iran icin deniyo ve grand narratives devam ediyor. Bu grand narratives donusum yasayarak hala var . Yani bu olay eclectic (herseyden biraz alma durumu) ornegn caprice hotel , 1 mayis dinci yuruyusu. Postmodernizm semsiye bir teori farkli dallarda farkli sekilletle cok yonlu . Mimarlik postmodernizmin cikmasina bir giris. Sonra function kavrami geliyor bu kavramla yapilan her binan en ugacik bi yerinin bile islevsel olmasi amaclanyor ornegin okullar. Dominating nature da aydinlanma donemi insanoglu onceden evlerini suyun yaninda yaparlardi yani insanoglu dogaya mahkumdu bu donemle insanoglu doganin onlara mahkum olmasini hedeflediler. Ornegn las vegas coldu simdi buyuk bir sehir . Modernizmde soyle bir laf ediliyor existence of stable cohorent self , independent of culture and society (benligin kulturdn ve toplumdn bagimsiz bir yapi oldugunu soyluyor ) postmodernizm :the self is a myth and largely composite of ones social experiences and culture contexts the self is an ideology (benlik efsane , sosyal ve kulturel degerler bir ideoloji)


    Selda Yılmaz Post-modernizmin önemli isimleri Deleuze, Guattari, Michel Faucault, Lyotard ,Derrida ve de Certeau’dur. backlash: ters tepki. Lyotard postmodernizmi ortaya atan ilk kişidir. Lyotard “It’s the end of the metanarrative (grand narrative)”der ve bu sözüyle ideolojilerin küreselleşmeyle yok olduğunu artık insanların bunun peşinde olmadığını savunur.Metanarratives, grand narratives–>bütün dinler, milliyetçilik gibi. Grand-narrive dediğimiz şeyler eclectic( her şeyden biraz alma durumu) hale geldi. Postmodernizm birçok alana etki etmiştir mimarlık, eğitim, sanat gibi. Function( işlev)–>mimarlıkta önemli, bir binanın işlevi önem taşır. Dominating nature–>(mimaride önemli olan diğer şey) önceden insanlar evlerini nehir kenarında yapardı su kaynağı için ama aydınlanmayla insanoğlu “biz doğaya değil doğa bize mahkum olacak” dedi.


    Işık Şişman Postmodernizm;kuralsızlığın kural ,ilkesizliğin ilke olduğu bir görüş açısı veya yaşam tarzını ifade eder.Postmodernizmi sadece ve sadece modernizme tepki halinde doğup gelişmiş bir tavır,bir felsefe veya bir akım olarak düsünmek yanlıştır.Zira o modernizmin zemininde doğduğu gibi,yine modernizmle iç içe bir vaziyette varlıgını sürdürmüş ve sürdürmektedir.Bu sebeple postmodernizm,modernizme karşı bir baş kaldirma oldugu kadar,modernizm içinde bunalmış insanın bir silkinme ve belki de kendine dönme eğilimi olarak da düsünülebilir.Postmodernizm hem bir sorgulama,hem de bir cevap arama hareketidir.Çünkü postmodernizm,sadece şekli bir kavram olmaktan çok tarihi bir kavram,sadece estetik bir tavır değil.Aynı zamanda politik bir tavırdır.Geçmişle şöyle veya böyle bir hesaplaşmadır.Hatta postmodernizm bir akım değil bir oluştur teorisyenlerine göre;modernizm gibi özellikle başlatılmamış, oluşmasına uğraşılmamış aksine modernizmin yaşadığı süre boyunca yavaşça oluşumunu hazırladığı kaçınılmaz bir sonuç halini almıştır.


    Derin Erpulat metanarratives
    grand narratives
    eclectic (caprice otel örneği)
    eclectic bizim okulun mimarisi
    modernist mimari-function(bina işlev görmeli)
    Tr’de her boşluğu dolduruyoruz ama işlevsellik yok.
    70li yıllara kadar Ankara en modernist şehirdi.
    dominating nature-aydınlanma düşüncesi
    eskiden su kenarına şehir kurulurken şimdi çölün ortasına su getirip şehir kuruluyor (las vegas, dubai örnekler)
    insanın doğaya meydan okuması
    postmodernizmde estetik ön plana çıkıyor. işlevsellik azalıyor.
    doğayla daha bir bütünleşme.
    Houston modernist ama görsellik de var.
    Toki işlevsel ama insanların yaşam kalitesini düşürüyor. millet intihar ediyor. Toplumdan izole etme çabası (distinction)
    postmodern binalar inşa etmek haz veriyor. ödüllü bir binaya sahip olan sermaye sahibinin hazzı. işlevsellikten önde duruyor.
    en ufak mekan düzenlemesi bile insan psikolojisini etkiliyor.
    istanbulun şehir planlaması – balgam  ama insanilik var.


    Ülkü Yaşar postmodernizm modernizmin sonrası diyebiliriz, sadece bir alanla sınırlı kalmayıp,bir çok alanda etkisinin olduğunu söyleyebiliriz…


    Büşra Bakır POSTMODERNİZM : modernizme bir tepki olarak ortaya çıkıp 1950’lerden itibaren yaygınlaşmaya başlayan postmodernizm 1980’lerin başlarında önemli bir kavram olmuştur.aydınlanma çağı bilime, akla duyduğu sonsuz güven dolayısıyla bilim aracılığıyla insanların her sorununu çözmeyi adeta onlara yeryüzünde bir cennet kurmayı vadetmiş ama birçok gelişmeye rağmen açlık, savaş, yoksulluk, baskılar gibi sorunlar aşılamamış yani bilim her derde deva bir olgu hâline gelememiştir. bu da akla, bilime uygarlığa bir güvensizlik oluşturmuştur.postmodernist söylem kısaca şöyle açıklanabilir;
    genel geçerlik iddiası taşıyan önermelerin reddedilmesi, dil oyunlarında, bilgi kaynaklarında, bilim adamı topluluklarında çoğulculuğun ve parçalanmanın kabul edilmesi, farklılığın ve çeşitliliğin vurgulanıp, benimsenmesi; gerçeklik; hakikat, doğruluk anlayışlarının tartışılmasına yol açan dilsel dönüşümün yaşama geçirilmesi, mutlak değerler anlayışı yerine yoruma açık seçeneklerle karşı karşıya gelmekten çekinmemek; korkmamak; güvensizlik duymamak gerçeği olabildiğince (sonsuz) yorumlamak, belli bir zaman ve mekânın sözcüklerini kullanmak yerine gerçekliği kendi bütünlüğü özerkliği içinde anlamaya çalışmak, insanı ruh- beden olarak ikiye bölen anlayışlarla hesaplaşmak, tek ve mutlak doğrunun egemenliğine karşı çıkmak…


    Ecem Kefeli Lyotard “post-modernizm” lafını ortaya atmış. Post-modernizmin önemli isimleri Deleuze, Guattari, Michel Faucault, Lyotard ,Derrida ve de Certeau. Postmodernist bakış açısı: biz doğaya mecbur değiliz, doğa bize mecbur olacak.
    Function: mekanın her santimetresi işlev görmeli.
    Dominating nature: doğaya egemen olma isteği. Eskiden var olan doğanın egemenliği aydınlanmayla birlikte yerini insan egemenliğine bırakmıştır.
  • Cansu Nazlı Özkazanç Modernizmde daha çok sabitlik,düzen ve işleve(function) dayalı bir algı vardır. Aynı aydınlanma çağında olduğu gibi akıl odaklıdır ve insanın doğaya hakim olabilceğini savunur. Post modernizm yalnız modernizm sonrası gelmemiş aynı zamanda ona ve aydınlanma çağı düşüncesine aykırı olarak doğmuştur. Evrensel akla karşın özgünlüğü, function yerine estetiği, doğaya hakim olma yerini doğayla bütünleşmeyi savunuyorlar.


    Özge Başkan Deleuze & Guattari
    Faucault
    Jean- François Lyotard
    Derrida 

    Blacklask(bosluk)
    metanarratives – grandnarratives, milliyetcilik, modernizm
    Vakit nakittir . -> kapitalizm
    Eclectic
    Function->islev (modernist mimari), space 
    Dominating nature

    Modernism: existance of stable, coherent “self”, independent of culture and society.
    Pomo: the “self” is a myth and largely composite of one’s social experiences and cultural contexts. The self is an ideology.


    Merve Utas aydınlanma ile birlikte biz dogaya mahkum değiliz doğa bize mahkum olacak. function modernist mimarinin en önemli özelliği işlevi.post modern mimari, guggenheim müzesi. modernist: aklın yolu birdir. post modernist:ceşit ceşit akıl vardır.


    Seren Aybas Modernism.postmodernism


    Ekin Pekmezci modernizmin öne sürdüğü grandnarative. postmodernizm buna karşı çıkıyor.


    Ahmet Molu jean-françois lyotard, metanarratives, grand narrative: bütün dinler, sosyalizm, milliyetçilik, modernizm, eclecticÇ herşeyden biraz alma durumu. Beklenen ulus devleti kavramının ortadan kalkmasıydı fakat bu olmadı, ulus devletleri eskisi kadar otonom bir yapıya sahip değiller. Artık ulus devletleri güçlerini küresel hareketlerden alıyor. Birçok ulus devletinin ekonomisi birkaç büyük transnational companylerden alıyor. Dinin etkısi kaybolmadı ama dinde değişim göründü. Vakit nakittir. Postmodernizm semsiye bir teori hayatın birçok alanında karşımıza çıkıyor. Modern architecture: Guggenheim. Function: modernist mimarinin en önemli özelliklerinden biri. Space. Dominating nature: Doğaya hakim olma fikri, tam bir aydınlanma düşüncesi. Aydınlanmayla birlikte doya bize değil biz doğaya hakim olucağiz. Las Vegas. Modernism : existance of stable, coherent “self” independent of culture of society. Pomo: the”self” is a myth and largely composite of one’s social experiences and cultural contexts. the self is an ideology.


    Derya Yakut Zeynep Atakay‘a teşekkür ediyorum bizi yormamak için bütün notları yazmış zaten!


    Didem Özkaymaz Modernizm, ?ben bir bakıma toplum üstüyüm? diyordu. Postmodernizm ise modernizmi yıkıyor ve genellemelere karşı çıkıyor; herkesin aklı farklı ve aklın yolu bir değil diyor. Postmodernizm kavramını dile getiren isim ise Lyotard ve postmodernizmin edebiyat, mimari, sinema gibi farklı alanlarda ortaya çıkması nedeniyle de postmodernizmi şemsiye bir kavram olarak adlandırdık.


    Aslı Toluk postmodernizm– Lyotard: metanarratives=grand narratives 
    ecletic=herseyden biraz. bizim okulun yapisi benzesiyor. modernis mimariya baktik. piyano ve keman seklinde yapi vardi. modernist mimarinin en onemli ozelligi function olmasi. yapinin her metrekaresinin islev gormesi. dominating nature: dogaya egemen olma durumu. eski sehirler dogaya muhtacti artik oyle degil. 
    houston: ressamin resmini degerli kilan ona yukledigimiz anlam.
%d bloggers like this: