PUB 149-150

A freshman course, I have been lecturing since 2007-2008. It is a year-long course that aims to help transition from high school to college level education..

PUB 149 – Foundation Year Seminar This modular first year course aims to develop analytical capability in a social context, develop a historical perspective and advance various communication skills. The course is designed to allow complete student participation through classroom discussions, case studies, role playing exercises and field work. Each week, the focus will be on a particular social case or issue so that the students may better understand and work with the myriad influences shaping social phenomena and develop a basic knowledge of social change.

The course includes Istanbul trips and in the following section there are brief notes from Students in Turkish. Our major trip includes religious sites around the campus and aims to increase awareness towards other/minority  religious/cultural existence in Istanbul…

2009 December Trip

Hayati not: Bana gönderilen metinlerin Türkçe’lerini olduğu gibi bıraktım. Zamanla düzeltileceğini umut ediyorum:)

Hayatımın en güzel günlerinden biriydi şüphesiz. İstanbul?a geleli iki seneye yakın oldu ama o günden sonra bu şehri gerçekten layıkıyla yaşayamadığımı fark ettim.En kuytu köşesinden bir hazine çıkabileceğini,yüzyıllar geçse de tarihin ayakta kalabileceğini ve bu efsanevi şehrin sahip olduğu zengin kültürel mirasın bize bu kadar yakın alabileceğini..Gezimiz sabah 10 sularında Karaköy vapur iskelesinde , yanıbaşımızdaki eşsiz boğaz manzarasını izlerken, deniz kokusunu içimize çekerken ve günümüzü nasıl değerlendireceğimiz gerektiği konusunda planlar yaparken başladı. (Begüm Noca)

İlk durağımız 500.yüzyıl Musevi Müzesiydi.Az bir miktar para ödedikten sonra, değerli ve çokta büyük olmayan bu müzeye girdik ve eserleri inceleyip,okuyup,anlamaya çalışıp kendi aramızda da birtakım değerlendirmeleri yaparak bunları fotoğraflarımızla belgelemeye çalıştık.Burası yüzyıllar boyunca her dinden insanın rahatça yaşayabildiği, bireyin dini inancından dolayı yargılanmadığı nadir kentlerden olan İstanbul?daki tek Yahudi müzesi ve….. yılında yapılmış.1492 yılında İspanya Kralı FERDİNAND tarafından evlerine ve mallarına el konulan yaklaşık 250.000 Yahudi?nin,o zamanın Osmanlı Sultanı ll. Bayezid tarafından İstanbul?a davet edilmeleri ve ondan sonraki dönemi kapsıyor.(Begüm Noca)

İlk keşfimizi yapmanın heyecanıyla ayrılıyoruz müzeden ve Eyüp’e gitmemiz için gerekli olan otobüse ulaşmak için tarihi Galata Köprüsü’nden geçip durağa ulaşıyoruz.Köprüyü geçtikten sonra da bir balık ekmek hak ettik tabi hemen mideye indiriyoruz. (Begüm Noca)


Eyüp’te indiğimiz duraktan biraz yürüdükten sonra 2. durağımız olan Bulgar kilisesine geliyoruz.Etrafındaki yeşilliklerde yakaladığımız enteresan pozlara değinerek bu kilisenin tarihine bir kaç arkadaşımın baktığını umarak ben hemen mükemmel bir şatoyu andıran,heybetli, ve Harry Potter filmlerinden çıkma Rum Lisesi’nden bahsetmek istiyorum. (Begüm Noca)

Küçük bir yokuş tırmandıktan sonra okulu daha iyi bir açıdan görmek için bir cami yanına varıyoruz ,kendimizce yaptığımız yorumlardan sonra(bunlar okulun çatısından süpürgeyle birinin uçması ya da pencereden büyücü bir adamın bize bakması gibi) aklımıza düşen bir fikir bize minareye cıkmamızı söylüyor.Hanife,ilker,Burak,Büşra ve adını hatırlayamadığım bir arkadaşımla minareye tırmanıp orada da fotoğraf çekmeyi ihmal etmiyoruz.Karanlık olduğu  için korkunç  ama bir o kadar da heyecan verici bir tecrübeydi ve sanırım gezimizin temasına da uygun  oldu şöyle ki;kiliselerde mumlarımızı dikip ardından cami minaresine çıkarak “dinde hoşgörü ve saygı” felsefesini somutlaştırdık.:)

[@ Ecumenical Patriarch of Constantinople ]

Bu patrikhaneye yaptığımız gezide dil farkı,din farkı,ırk farkı,kültür farkı ve mezhep farkı ayrımı yapılmayacağını daha iyi anladım.Her insanın kendine göre düşüncesi olduğunu dinlerinin ve ibadet etme şekillerinin farklı olabileceğini öğrendim.Ayrıca mimarisini de çok beğendim çekildiğimiz resimlerde bunu net olarak ortaya koyuyor.Ayrıca daha önce hiç gitmediğim bir yerdi ilk defa gidişimde üzerimde etki yarattı.Hiç görmediğim sokakları gördüm ve bu insanların öldükten sonra tabutlarıyla birlikte gömüldüklerini gördüm bu bana çok ilginç geldi (Burak Suer)

Gezdigim yerlerin hepsinin bana artı bir bilgi kattığını düşünüyorum farklı ınanca mensup insanların ibadet yerlerini gezip bilgi sahibi olmak son derece zevli.ben hiç görmediğim sokakları gördüm ve çok hoşuma gitti. Belki bu yerleri görmeden  önce bu yerlerle ilgili yorum yapıldığında bir söz söylemeye hakkım olmayacaktı fakat artık azda olsa bilgi sahibiyim artık (Seda Yavuzer).

Kilisenin kenarında oturulacak yerler vardı buralar çok ilgimi çekti; bu yerler sanırım kitap okumak içindi. Kilisede alt kata girmek istedim fakat görevli bana o bölümün ziyarete açık olmadığını, girişin yasak olduğunu söyledi. Patrikhane duvarlarındaki değişik resimler ve içeride bulunan heykeller de gerçekten ilgi çekiciydi.(Hasan Misilli)

Daha sonraki durağımız Fener Rum Patrikhanesiydi. Burada en çok dikkatimi çeken çift başlı kartal simgesiydi. Kilisedeki görevliye bunun anlamını sorduğumda cevap verememesi biraz trajikomik bir durumdu. Çift başlı kartalın anlamı; bir yüzü doğuya, bir yüzü batıya dönük kartaldır. Roma İmparatorluğu?nun Doğu ve Batı Roma olarak ayrılmasıyla sembol oluşmuştur. Bizans Doğu sembolü olarak varlığını sürdürmüştür. 1920?de İstanbul?un işgal edilmesi üzerine patrikhaneye Bizans?ın çift başlı kartal armasını taşıyan bayrağı çekilmiş (Buse Sert).

In Greek High School.

Buraya girerken biraz zorluk yaşasak ta gerçekten çok ilginç bir yerdi.Benim gözüme çarpan en önemli ayrıntı ise öğrenci sayısının  52 oluşu sınıflarda en fazla iki veya üç öğrencinin bulunması.Fakat gerçekten bizi çok sıcak karşıladılar sorduğumuz tüm soruları yanıtladılar.Zaten yılbaşı için yaptıkları kermeste ilgi çekiciydi biz oradayken yabancı turistleri de gördük demek ki onlarında çok ilgisini çekmiş.Erkan hocam size de birkaç soru sordular.Benim bu okulda en çok ilgimi çeken ise zeminin sallanmasıydı arkadaşlar bilmem siz fark ettiniz mi ama ben hala çözemedim zemin neden sallanıyordu. (Burak Suer)

Gezinti sırasında en çok dikkatimi çeken ve hoşuma giden yer Özel fener rum lisesi oldu. Nedeni ise okula giderken biraz zorlansakda dik yokuşu. değişik dış mimarı, dış mimarıyla beraber iç mimar tasarımıydı. Ayrıca muhteşem manzarasını görünce orda okuyan öğrencilerden biride ben olmak istedim. Öğrenciler demişken okulun mevcudu da çok dikkatimi çekti. Okulun içerisinigezerken her sınıfın dış kapısının  üzerinde o sınıfa ait öğrencilerin resimlerini gösteren belgelerin bulunması da çok özel bir durum olsa gerek. Tabi bu durum okulun az mevcuda sahip olmasından kaynaklanıyor. Gezilip görülmesi gereken bir yer herkese tavsiye derim (Hakan Özkanca).

Özel Fener Rum lisesinin diğer liselerden farkı okul mevcudunun 50 civarında olması. Bunun anlamı sınıfların mevcudunun en fazla 10 yada daha az olması demek oluyor. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde okul mevcudu kapsamında en az sayılabilecek okullardan birisidir Özel fener rum lisesi. En çok dikkatimi çeken özelliklerinden biriside modern tarzda mimarısının olmayısıydı yani tarzını bozmayan geniş merdivenleri,  tahtadan yer döşemeler ve uzun sınıf kapıları. Anlayacağımız her okula benzemeyen bir tarzı vardı. Birde haliçe bakan mükemmel manzarası görülmeye değerdi doğrusu. (Vildan Gülsoy)

Yaptığımız gezi de daha önce hiç gitmediğim ve görmediğim yerlerdi. Benim en çok beğendiğim yer Özel Fener Rum Lisesiydi. Okul, görkemli ve büyülü bir görünüme sahipti. Özel Fener Rum lisesi dış görünüşüyle tarihe bir yapıya sahip olmasıyla birlikte Osmanlı zamanından bu yana kadar okulun dışında ve içinde de hiçbir değişiklik yapmamışlar. Merdivenleri, zeminleri, sıraları ahşap ve yürürken gıcırtı seslerini çıkartarak kimin nereye gittiğini anlamamak mümkün değil. Özel Fener Rum Lisesinde okuyan öğrenci sayısı da çok az olduğu için sınıfa düşen öğrenci sayısı 6 ya da bazen 1 de oluyormuş. Buda öğrencilerin daha çok başarılı olmasına etkendir (Betül Ayer).

Ben özel fener rum lisesinide son derece görkemli buldum Yeni yılında gelmesi ve yılbaşı ağaçlarının süslenmesi ile lise dahada güzel bir enerjiye sahip olmuş sınıflar son derece büyük, okulun mevcudu 52 kişi ve sınıflarda 5kişi ile ders işleniyor, bilgisayar odaları geniş ve herkese yetecek kadar bilgisayara sahip. Bazı sınıflar ise 2kişilik durum böyle olancada başarı düzeyi yükseliyor .buradada hersey eski ve tarihi sıralar tahta ,yerlerde öyle hatta merdivenlerden çıkarken gıcırtı seslerinden dolayı dikkatli olmak gerekiyor. Camlar kapılar yüksek ve büyük? Bilmiyorum beklide ben tarihi şeyleri sevdiğim için en çok buradan etkilendim?(Seda Yavuzer)

Rum Lisesi maceramıza dönecek olursak ilk başlarda girmek
için hiç umut beslemediğimiz açıkça ortadaydı fakat izlediğimiz iki turist bize ilham verdi ve kapıdaki ağabeyin de hoşgörüsüyle okula girmeyi başardık. Rum okulunda altmışa yakın öğrenci eğitim görüyor ve gittiğimizde şaşkınlığımıza sebep olan bu nüfus azlığını sınıflara girerek bizzat gördük. (Begüm Noca)

Fener Rum Patrikhanesi ziyaretimizi bitirip ve mumlar bedava olduğu için dilemeye doyamadığımız dileklerimizi de orada bırakıp Miniatürk?e gitmek üzere küçük bir İDO istasyonunda vapurumuzu beklemeye başladık ve orda da fotoğraf çekimlerimiz had safhayı aştı.Vapurda üst kat  daha eğlenceli ve keyifli olacağından tereddütsüz üst katta yerlerimizi aldık ve içimizi ısıtmak için tadı pekte hoş olmadığı halde içine sevgimizi katıp tatlandırdığımız saleplerimizi İlker arkadaşımız ısmarladı,bir güzel içtik..Şimdi düşünüyorum da biz gerçekten ?bölüm arkadaşlığından? daha fazlası birer dost gibi davranmayı başardık o gün. Her şey ilk maaşını alan bir üniversite öğrencisinin tüm sınıf arkadaşlarına gönülden ısmarladığı saleplerde gizli..(Begüm Noca)

Miniatürk?e gidiş süremizde biraz heyecanlı, biraz tedirgin, biraz korkuluyduk.Tek sıra halinde otobanda alt geçitlerden geçerken yanımızdan hızlı ve gürültüyle geçen kamyonları görseydiniz ne demek istediğimi daha iyi anlardınız.Zaten taşıtların içindeki insanların bir avuç gence bakarken ki şaşkınlık ifadesine fazla değinmiyorumJ Sert rüzgardan korunmaya çalışırken, herkes sağmı ve tammı diye ikide bir arkadaki arkadaşlarıma bakışlarımı unutamam ve her baktığımda eksiksiz gördüğüm takımımın bana verdiği cesaret o tozlu yollarda..Tahmin edilebileceği gibi son durağımız önceki gittiğimiz yerler kadar rağbet görmedi çünkü en son bizi bir restorantta makarna seçerken hatırlıyorum onu da haklı yorgunluğumuza ve açlığımıza veriyorum.Zaten doyduktan ve dinlendikten sonra da dağılma çalışmaları başladı ve herkes güzergahını seçtikten sonra evlerimize gitmek üzere guruplar halinde ayrıldık.Günümün son dakikalarını İlker arkadaşımla kampüste Taksim servisini beklerken donarak geçirdim.(üşümekte güzeldi) (Begüm Noca)

….İncelerken hayran kaldıgım bir yerdi.Özellikle binanın görkemi, mistik havası vardı.Buraya daha önce gelmemiştim.Bence görülmesi gereken bir yer.Ayrıca Fener Rum Lisesi bir başkaydı tabi. Bence orda okuyan öğrenciler oldukça şanslı. Benim için çok yararlı bir gezi oldu…. (Beyhan Parlak)



@Miniatürk

Burası gezimizin sok noktasıydı artık hepimiz bitkin bir haldeydik ama inanılmaz bir yer İstanbul da yaşamama rağmen ilk defa buraya gittim, buradaki yapıtlar inanılmazdı.Bir şey dikkatimi çekti yabancı turistler için yapılan makine. Yapıtlar hakkında bilgileri okuyan bu makine çok etkileyiciydi.Türkiye de bulunan camiler,boğaz köprüsü,Atatürk olimpiyat stadı ve birçok yapıt bunların mimarisi üzerinde çok güzel çalışılmış.Bu tür şeylerin bizim bilgi dağarcığımızı arttıracağını ve gezi maksadıyla çıktığımız yolda genel kültürümüze çok büyük katkıda bulunacağına inanıyorum.Bu tür gezileri devam ettirmemiz gerektiğini düşünüyorum. (Burak Suer)

Gezinin biz üniversite örgencileri için farklı bir deneyim ve bilgi olduğunu düşünüyorum. İnsanların İstanbul da yaşamasına rağmen böyle yerleri bilmemesi büyük eksiklik, genel kültür açısından benim için iyi bir deneyim olduğuna inanıyorum. Bu tarz gezilerin dahada fazla olması taraftarıyım. (Seda Yavuzer)

Ben doğduğumdan beri İstanbul?da yaşıyorum. Buna rağmen hiç gitmediğim görmediğim yerlerdi. Benim için farklı bir tecrübe ve güzel bir deneyim oldu. Hiç görmediğim yerleri görmüş ve tanımış oldum (Büşra Koçak).

Doğduğumdan beri İstanbul?da olmama rağmen aslında İstanbul?u hiç bilmediğimi fark ettim. Sınıfça yaptığımız bu tarihi gezide beni en çok etkileyen Fener Rum Lisesi ile Balat Rum Kilisesi oldu. Kulaktan dolma bilgilerime göre, Balat Rum Kilisesi zamanında Osmanlı tarafından üretimi için yalnızca tek bir gün şans verilmesine rağmen Osmanlı toprakları dışında tek bir günde üretilip gemiyle getirilmiş şuanda bulunduğu yere. İlk prefabrik yapılardan birinin bunca zaman etkileyiciliğinden hiçbir şey kaybetmeyişini gözlemlemek gerçekten hoş bir deneyim oldu (Ecem Şahin).


%d bloggers like this: