Belge: “Suriyeli Mültecilerin Ötekileri: Domlar”

Posted by on September 28th, 2015
Stored in Documents

Share this post with Digg

Avrupa Roman Hakları Merkezi (ERRC) desteğiyle hazırladığımız,”Suriyeli Dom Mültecilerin Türkiye’de ki Durumu: Çaresiz Kamak”    Dom Mültecilerinin Türkiye’de ki mülteci yaşamlarını ve karşılaştıkları sorunları ele alan yeni rapora dair haber ve görseller ektedir. Okumanız umuduyla…

Raporun İngilizce tam metnine ulaşmak için tıklayın…

http://www.errc.org/reports-of-errc-fellows/nowhere-to-turn-the-situation-of-dom-refugees-from-syria-in-turkey/4419

Suriyeli Mültecilerin Ötekileri: Domlar

Domlar, Ortadoğu ülkelerinin nerdeyse hepsinde yaşayan, tahmini sayıları 5

milyon civarında etnik topluluklarından biridir. Hint-Avrupa dil ailesinden Domari

olarak adlandırılan dili konuşan bu topluluk, Yüz yıllarca, demircilik, kalaycılık,

dericilik, sepetçilik, dişçilik, sünnetçilik, müzisyenlik, falcılık, gibi zanaatları icra

eden Domlar, bu gün artık bu zanaatların geçerliliğini yitirmesiyle mesleksiz

kalmışlardır. Bu meslekleri icra etmek için göçebe olarak yaşayan bu topluluklar,

Ortadoğu’nun tüm kentlerinde, derme çatma evlerde, kışı geçirmek için, 3-4 aylığına

yerleşik hayata geçer, yılın diğer aylarında göçebe olarak mesleklerini yapmak için

konup göçerlerdi. Yüzyıllardır birlikte yaşadıkları halkların, iş aletleri, mutfak

eşyaları, gibi ihtiyaçlarını karşılamak için çalışan bu halk, nüfusun artması, sanayiinin

ve seri üretimin gelişimiyle, atalarının zanaatlarını yapamaz duruma düştüler.

Özellikle Ortadoğu’da ki çalkantılı siyasal ve toplumsal yaşam, iç-savaş ve çatışmalı

ortam bu insanların yaşamlarını gün geçtikçe zorlaştırmaya başladı.

Suriye’de, 5 yılına giren iç-savaş, bu ülkede yaşayan tüm etnik gruplar ve dinsel

azınlıklara “zor günler” yaşatıyor. Suriye için de rejimin ve cihatçı grupların

ölümcül şiddetine maruz kalanlar, canlarını kurtarmak umuduyla diğer ülkelere

sığınmak zorunda kalıyor. Özellikle bu ülkede yaşayan Dom grupları

çatışmalarda taraf olmamalarına rağmen çatışan taraflarca şiddet ve dışlanmaya

Avrupa Roman Hakları Merkezi (ERRC) desteğiyle hazırlanan yeni bir

rapor Dom Mültecilerinin Türkiye’de ki mülteci yaşamlarını ve karşılaştıkları

sorunları gözler önüne seriyor.

Suriye’den Türkiye’ye sığınan Dom mülteciler konusundaki geniş

kapsamlı araştırma projesinin bir parçası olarak yayınlanan bu rapor,

araştırmacı Yeşim Yaprak Yıldız tarafından yazılmış. Uzun yıllardır Ortadoğu’da

Dom gruplarla ilgili çalışmalar yapan Kemal Vural Tarlan, proje danışmanlığını

Suriyeli Dom Mültecilerin Türkiye’de ki Durumu: Çaresiz Kalmak, adıyla

yayınlanan raporda; Suriye’de yaşayan Domların tarihsel arka planına da ışık

tutuyor, savaştan önce yaşadıkları şehirler, yaptıkları işler, geçim kaynakları,

toplumsal hayatlarını bölümler halinde veriyor.

Raporun saha çalışması: Adana, Ankara, Antakya, Batman, Diyarbakır,

Gaziantep (İslahiye ve Nizip ilçeleri), Kilis, Osmaniye, Kahramanmaraş, Mardin

(Kızıltepe ilçesi), Mersin ve Şanlıurfa (Akçakale, Birecik ve Viranşehir

ilçelerinde) 12 ilde, Eylül 2014 ile Ocak 2015 arasında yapılmış. Araştırmacıların,

Domlarla, bire bir yaptıkları görüşmelerde, savaşın başlamasıyla birlikte,

Domların nasıl “iki ateş arasında kaldıklarını”, bir yandan radikal cihatçı

grupların bu topluluğa “yeterince Müslüman olmadıkları” gerekçesiyle evlerine

ve mallarına el koyup, tehdit ve şiddet maruz bırakıldıklarını, diğer yandan Baas

rejiminin, yıllardır yok sayıp, dışladığı ve büyük bölümüne kimlik dahi vermediği

bu topluluğu, çetin iç savaş koşullarında, kıt kaynaklara ortak etmemek, göçe

zorladığı, örneğin Halep’de Haydariye semti gibi tarihsel olarak Domların,

yüzlerce yıldır, yaşadığı yerleri tamamen boşalttığını öğreniyoruz. Bu grupların

geleceğin belirsizliğinden sakınmak ve korunmak amacıyla çatışmalardan uzak

durmak, tarafsız kalmak istemlerine rağmen artan çatışma ve kaosun

büyümesiyle, çatışan grupların ortak hedefi haline geldiklerin, evlerini, yurtlarını

terk etmek zorunda kaldıklarını, bozulan yaşam şartlarıyla açlık, barınma, can

güvenlikleri ortadan kalkmış, tek çare yolara düşmüşler. Diğer yüz binler gibi

sınırları geçip, derme çatma çadırları ve bir kaç kap kacak yaşamlarını

sürdürmeye başlamışlar.

Rapora göre, Türkiye’de yaşayan Domlar Suriyeli mültecilerin yaşadıkları

sıkıntılara ek olarak, etnik kimlikleri ve yaşam tarzları nedeniyle gerek yetkililer,

gerek yerel halk ve diğer Suriyeli mülteciler tarafından ayrımcılığa uğruyor.

Suriye’den ülkemize sığınan Domlar, çoğunlukla kentlerin yoksul semtlerinde

derme çatma evlerde, barakalarda yaşamaya çalışıyor. Büyük bir çoğunluğu

Mardin’den Antakya’ya sınır boyunca kentlerin, kasabaların ve köylerin

çevresinde derme çatma çadırlarda yaşamaya çalışıyor. Bir şekilde kamplara

girebilmeyi başaranlar, kendilerini bildikleri dillere göre Kürt, Türkmen, Arap

olarak gizlemeye çalışsalar da, kampın Arap, Kürt ve Türkmen sakinleri

tarafından dışlanıyor ya da hırsızlıkla ve ahlaksızlıkla suçlanıyorlar. Diğer

yandan kamp yönetimlerinin de önyargılı tutumlarına maruz kalıyorlar ve

kamplarda barınamaz hale geliyorlar. Pek çoğu da, tel örgüler içine

hapsolmamak, aşağılanmalara uğramamak, dışlanmamak için kamplardan uzak

duruyor ve yeniden göçebe hayata dönüyor. Mevsimlik işçi olarak Akdeniz ve

Orta Anadolu bölgelerine ucuz işgücü olarak gidiyor.

Rapor, “istenmeyen misafirler” olarak tanımladığı Dom mültecilerin yaşadıkları

zorlukları, sınırdan geçiş, kayıt, kamp yaşamları, konaklama, beslenme, sağlık,

eğitim, işsizlik, kadın ve çocukların özel ihtiyaçları açısından ele almış. Bu

sorunların aşılası için Türkiye ve Uluslararası kamuoyuna tasfiyelerde bulunmuş.

Raporda ayrıca Türkiye’de ki medyanın, Dom mültecilerin ağırlıklı olarak

‘Suriyeli dilenciler’ ya da ‘Suriyeli Çingeneler’ konulu negatif haberlerle gündeme

getirmesi zorlu hayat koşullarını Dom mültecilerin kendi tercihleri ve hayat tarzı

gibi sunmasına da eleştiri getirerek, bu üslupla yazılan haberler Dom

mültecilerinin maruz kaldıkları ayrımcılıkların daha da körüklenmesine neden

oluyor, tespitini yapmış.

Rapor görsel olarak, aynı zamanda belgesel fotoğrafçı olan Kemal Vural Tarlan’ın

fotoğraflarıyla zenginleştirilmiş.

Raporun İngilizce tam metnine ulaşmak için tıklayın…

 

 

Kemal Vural Tarlan -ERRC Proje Danışmanı

KEMAL VURAL TARLAN Social Documentary Photographer

www.kemalvuraltarlan.com

 

Middle East Gypsies

www.middleeastgypsies.com

 

Ekphrasis Blog

www.ekphrasis.net

 

Syria in Transit

www.syriaintransit.com

Tagged in:

Leave a Reply

%d bloggers like this: