Share this post with Digg

İktidarın yeni mağduriyeti

Miting of AKP

Miting of AKP (Photo credit: Wikipedia)

İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman Yeni Şafak’ta “AK Parti’nin ahlâk ile imtihanı” başlıklı makalesinde son mağduriyeti tarif ediyor: “Ak Parti’nin hem üst yönetiminde hem de tabanında üstüne toz konduramayacağım erdemli insanların bulunduğunu yakından biliyor ve bunların hem çoğalmasını hem de duruma hâkim olmalarını diliyorum. Sıra diğerlerine geldiğinde bazı çekincelerim, şikâyetlerim, endişelerim ve tavsiyelerim var. (…)Bunları ikiye ayırmak gerekiyor. Birinci grup başta iyi niyetli ve nispeten erdemli oldukları halde zaman içinde bozulanlardır. (…) İkinci grupise daha baştan partiye intisap ederken, partinin çeşitli kademelerine sokulurken meşru olsun olmasın şahsî çıkar peşinde olanlardır. İşte benim şikâyetlerim bunlarla alakalıdır. Bu gruba dâhil olanlar ister bürokrat olsunlar ister başka bir yerde ve işte olsunlar kendileri gibi olanlarla işbirliği yaparak partiye ve ülkeye şu kötülükleri yapıyorlar: Parti teşkilatında, belediyede, bürokraside ve iş âleminde ehil, layık, faziletli kişilerin önünü bir şekilde tıkayıp kendi takımdaşlarını öne çıkarıyorlar. Dindarlıkları gevşek olanlar helale harama bakmadan, dindarlıkları az çok etkili olanlar ise işi bir şekilde kitabına uydurarak ve partideki konumlarını kullanarak menfaat sağlıyorlar. Bunların yaptıkları, partinin faziletli mensuplarının da hesabına yazılarak yıpratılmaları için kullanılıyor.”

 

Parti merkezinde bu konuda karar alındı mı alınmadı mı bilemeyiz ama Karaman’ın dediğini iktidarın zinde beyinlerinin geçen hafta içerisinde verdikleri ayarlarla birlikte okuyunca mesele ortada. Ahlâk timsali AKP koynunda yılan beslemiştir; tamahkârlar, istismarcılar, cümle çürük elma ayıklanmalı, AKP ahlâkî çizgisine geri dönmelidir ki gelecek seçimlerde başkanlık rejimine geçebilsin. Yine AKP, yine Erdoğan, yine mağduriyet! 12 yıldır iktidarda olan, memleketin bütün hukukî ve idarî altyapısını son sekiz yıldır hallaç pamuğu gibi atan, istediği her yasayı dayatan iktidarın mağduriyet anlatısı çoktan tükenmişti. Yurtdışı mahreçli darbeler, mihraklar halkın anlayacağı cinsten mağduriyetler değildi. Yolsuzluk, hukuksuzluk ve ceberutluk ayyuka çıkınca başkanlık sistemi için gereken oy da riske girdi. Krizi fırsata çevirme ustalığı anca bu kadar olur. Şimdi anlaşılan o ki, yolsuzluk buzdağının görünen kısmında geçen hafta başlayan tasfiyeler 17 Aralık’ın yıldönümü sırasında soruşturulan bakanlardan birkaçına uzanabilir. Başkanlık sunağı kurban bekliyor.

 

Ne var ki nevzuhur mağduriyet hikâyesini tasarlayan mühendisin işi zor. İlk sorun: Ahlâk bahsine konu olanlar sadece AKP değil memleketin kurulu düzeninin boyuna ürettiği bir kitle. AKP o kitleye daha önce görülmemiş bir alan açtı. Rant/ talan/ gasp temelli kaynak kullanımı âdetinin önüne, tüm denge/ denetleme/ danışma mekanizmaları iptal edilerek açılan bu uçsuz bucaksız alandan “sıra bizde” diye haykırarak faydalanan, zenginleşen hoyrat bir kalabalık var. Hangi birini ahlâk imtihanına sokacaksın? Kurban edilen ve edilecek olanların sükûtunu nasıl garantileyeceksin? Siyaset- medya- ihale sistemi- inşaat- enerji- maden silsilesinde hiçbir unsur, kimilerine toz kondurmasa da Karaman’ın genel tespitinden azade değil. AKP’nin yaratıp teşvik ettiği sistem bütüncül!

 

Kitlesellikle bağlantılı ikinci sorun kanunsuzluk. Kitlesel tüketim ile “AKP damgalı” yeşil kart ve aynî yardımı sürdürmek diğer yandanyandaş sermayeyi güçlendirmek,eski sermayeyi tasfiye etmek, iktidarın lüks iştahı ve israfını tatmin etmek için gereken işbitiricilik ancak kanunsuz olabilir. Yeri gelmişken, kanunsuzluk sadece yolsuzluktan ibaret değildir; işçi, doğa, kent ve medeniyet katliamı kanunsuzluğun olmazsa olmazıdır.

 

Doğrusu ahlâk, fazilet ve erdem bu kadar ayağa düşmemişti.

 

cengizaktar@gmail.com

Twitter@AktarCengiz

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayımlanıyor.

Tagged in:

%d bloggers like this: