Share this post with Digg

Emrah Göker in İstifhanesi   Nulla dies sine linea

http://istifhanem.com/

Memleketin en özgün akademik bloglarından biri. Hikayesi böyle başlıyor:

Kaptanın seyir defteri, 9 Nisan 2011:

Blogun açılışını 3 Nisan 2010’da yaptım. Şimdilik WordPress.com diyarında devam ediyor. Mart 2011’de ses kaydı yükleme güncellemesi yaptım. İşi video kayıtlarına vardırır mıyım bilmiyorum bak. 2011 Kutlu Doğum Haftası şenlikleri çerçevesinde blog görüntüsünü sadeleştirdim, gözüme daha güzel gözüküyor. CSS kodu öğrenemediğim için şekil-şemalle ilgili fazla atraksiyon yapamıyorum ama sadelik iyidir. Bir gün WordPress.org diyarına geçmek istiyorum ama üşeniyorum, sanki daha zahmetli bir blog tutma mesaisi gerektiriyor gibi.

Burayı, aklıma geleni paylaştığım bir yer olarak kullanmaktan ziyade, zaten gazete, dergi vesair ortamlara yazdıklarımı ve dostların yazdıklarını kamulaştırma aracı olarak kullanageldim. O yüzden takvimsel bir arşiv kullanmaktansa, yazıların konularına göre bir arşivleme tarzını yandaki sütuna taşımayı tercih ediyorum. Başka yerlere yollamadığım, sadece buraya özgü yazılar yazacak vaktim şimdilik yok, ama belki olur. Aslına bakarsanız, Birgün‘de Nisan 2010’da haftada bir köşe yazıları yazmaya başlamam da bu blogun doğuşuna sebep oldu, yazılar çoğalacak, derli toplu bir yerde dursun hesabı.

Geçen 1 sene içinde, hakim İstifhane teması Pierre Bourdieu sosyolojisi oldu, bu zaten blogu esas kurma sebebim. Son birkaç aydır ikinci bir güçlü tematik alan oluşmaya başladı: Akademi ve akademide “karakter çürümesi” etrafında özellikle başka insanların yazılarını da taşıyarak, iyi yazılar birikmeye başladı fikrindeyim.

Kaptanın seyir defteri, 13 Nisan 2011:

2-3 gün boyunca bir acemi hatası sebebiyle istifhanem.com alan adı yayından kalktı, neyse isim sunucusu, tescil vesair işlerini hallettim. Lakin şaka maka, yıllık bayağı bir masrafı oluyormuş bu işin. DEVAMI BURADA

Tagged in:

%d bloggers like this: