Share this post with Digg

Değersiz yalnızlık hâlleri

 

Pazar gecesi Kâbil dönüşü uçakta Erdoğan: “Ş

English: Recep Tayyip Erdoğan, Prime Minister ...

English: Recep Tayyip Erdoğan, Prime Minister of Turkey at Çanakkale Türkçe: Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı (Photo credit: Wikipedia)

u anda bakıyorsunuz, dışişleri bakanları sözcüleri gerek Amerika’da gerek Avrupa’da bir şeyler söylüyorlar. PYD’ye verilecek silah desteğiyle IŞİD’e karşı burada bir cephe oluşturmak… Tamam da PYD şu anda bizim için PKK ile eştir, o da bir terör örgütüdür. Bir terör örgütüne kalkıp da bize dost olan NATO’da beraber olduğumuz Amerika’nın böyle bir desteği, açıktan açığa söyleyerek bizden ‘evet’ ifadesini, yaklaşımını beklemesi çok çok yanlış olur, böyle bir şeyi bizden beklemesi mümkün değil, böyle bir şeye de biz ‘evet’ diyemeyiz.”

 

Az sonra BBC Türkçe servisi ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Suriye’deki Kobane kentini IŞİD örgütüne karşı savunan Kürt güçlerine destek amacıyla yapılan operasyonlarda, Irak’taki Kürt yetkililerin gönderdiği silâh, askerî mühimmat ve tıbbî malzemelerin hava yoluyla kendilerine ulaştırıldığını açıkladı.

 

Yeni Türkiye’nin kendi eliyle hazırladığı yalnızlığın bundan daha veciz bir ifadesi olamaz. BM Güvenlik Konseyi hezimetinin bir nevî kanıtı. Irak Kürdistanıyla Kobane arasında irtibatı sağlamak için Türkiye’den istenen koridoru ABD havada kurmuş, Erdoğan’ın evetini hayırını beklemeden, göstere göstere kullanıyor. PYD yöneticisi Salih Müslim’in Duhok ziyaretindeki mutabakatın uygulaması bu, ve Türkiye ittifakta yok. Mühimmatı Iraklı Kürtlerin gönderiyor olması, doğrudan ABD menşeli olmamasının da önemi yok. Operasyon bilgisini Kâbil dönüşü almış olan Erdoğan’ın tepkisi bu saate kadar bekleniyordu.

 

27 konteynıra karşılık gelen askerî ve tıbbî destek az değil ama siyasî ağırlığı daha fazla. Bu bir dönüm noktası ve Türkiye’nin bölgeyle ilgili yaptığı tahliller, politikaları, başta ABD olmak üzere uluslararası camiadan talepleri ve hatta stratejik ittifakları bu sembolik hava koridoruyla berhava oluyor. ABD ve diğer Batılı müttefikler Kürtleri Kürt olduklarından ziyade IŞİD’e karşı savaşan en yetkin askerî güç oldukları için destekliyor ve destek artık açıkça silâh desteğine dönüşüyor. Operasyonla öncelik Türkiye’nin istediği gibi Suriyeli Arap muhaliflere  veya ne idüğü belirsiz bir tampon bölgeye değil Kürtlere veriliyor.

 

Operasyonla ABD ve Batı, Suriye Kürtlerine destek konusunda önemli bir eşiği aşıyor ve bu destek illâki artarak sürer. Zira kimse “IŞİD Kobane’de ABD’yi de yendi” dedirtmez.

 

Operasyonla Suriye ve Türkiye Kürtlerinin Irak Kürtleriyle birliği, taktik de olsa yeni bir boyuta taşınıyor. Türkiye ise, peşmerge geçişine ABD’nin talebi üzerine izin verse de büyük masada yok. Çünkü hâlâ Kürt ittifakının üçte ikisine “terörist” diyor.

 

Erdoğan’ın operasyonla ilgili sert çıkışı, NATO müttefiklerinin IŞİD’le mücadele konusunda Türkiye ile yaşadığı derin hayal kırıklığının üzerine geliyor. Kendi IŞİD’ci vatandaşlarına burada gösterilen toleransa, IŞİD’in burada at oynatıyor olmasına verdikleri tepkiler, keza CHP’nin açıkladığı TIR’larla silâh desteğinin Hollanda parlamentosunda soru önergesine dönüşmüş olması gibi ciddî işaretler var. Türkiye  terörle mücadelede aykırı bir müttefik artık.

 

Kamu diplomasisi açısından, elinde devasa devlet olanakları olan AKP hükümetinin dünyayı ikna etme konusundaki başarısızlığının karşısına, bu olanaklardan yoksun olan Irak, Suriye ve Türkiye Kürtleri ile Türkiye sivil toplumunun farkındalık yaratmadaki başarısını  koymak lâzım. Dünya Kobane’nin adını Tweeter, Facebook’tan duydu; Kürtlerin sabırla paylaştığı bilgiler bugün askerî desteğe dönüşmüş durumda. “Kobane düştü düşecek” diyen mi yoksa vicdanının gücüyle mücadele eden mi kazandı?

 

İçeride her dediğini yaptıran muktedir dışarıda da öyle olsun istiyor ama nafile. Lunaparkta devaynasından hemen sonraki ayna umumiyetle cüceaynasıdır.

 

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor. 

%d bloggers like this: