?AK Partili değiliz ama bu seçim oyumuz AK Partiye!?

Twitter usulü sistematik olmayan bir gözlemler listelemesi:

* En çok karşılaştığım durumlardan biri AKP?nin alternatifi olmaması argümanı. Kerhen de olsa bu partiye destek verenler diğer partilerin de farklı olmadığını söylüyor. Özellikle orta yaş grubunda ikna edici bir argüman. Daha gençler ise geçmiş üzerine yapılan kurgularla beslendiğinden yaşadıklarından çok duydukları üzerine aynı söyleme ikna oluyor.

* Ekonomik sorunlar gündelik hayatı 2001 krizindeki gibi etkiler boyuta gelmedikçe bu argüman gücünü koruyabilir. ?It is the economy stupid?, en evrensel seçmen prensiplerinden biri. Sebebi ne olursa olsun ekonomik istikrar oldukça AKP?ye oy verenlerinin çoğunu kaybetmez gibi geliyor.

* Buna ek olarak bazı seçmen için olmassa olmaz tarihsel vakalar var: Başörtüsü sorunu. Bu ülkede 28 Şubat döneminde yaşanmış  somut bir hak ihlali var. Başka ihlaller yok muydu? Vardı tabi. Ama özellikle İslamcılar için diğer hiçbir sorun bu kadar önemli değildir. AKP hükümeti bu sorunu yasal dayanaklara binaen çözmemiş, fiili bir durum yaratmıştır. Aynen zamanında Özal?ın yaptığı gibi. Yine de büyük bir muhafazakar oy veren kesim için başörtüsüne özgürlükten artı puanlar AKP?ye yazılmaya devam ediyor.

* Diğer partiler meselesine gelince, şahsen, diğer partilerin son 12 yıllık dönemde daha iyi bir noktaya evrildiğine inanmıyorum. Bununla birlikte değilen güç dengeleri ile bir koalisyon hükümetinin parçaları olduklarında artık bir 28 Şubat dönemi olmayacağına inanıyorum. Zaten hiçbiri tek başına iktidara gelebilecek yetkinliğe sahip olamadığından bu konuyu dert bile etmiyorum. Yine de bu konuda muhafazakar seçmen ne kadar ikna edilir bilemem.

* Velhasılkelam AKP geçmiş üzerinden geleceği rehin almaya çalışmaktadır. Aslında bu durumda ?laikçilerin? kaygı politikalarına benziyor. Kaygı politikaları belli bir kesimi tutabilse de ne kadar başarılı olabileceği ortadadır. Tabi ki muhafazakar kaygılar daha geniş bir kitleyi etkiliyor ve güç daha uzun süre elde tutulabiliyor.

* Bu arada 30 Mart yerel seçim ama AKP?nin genel seçim gibi strateji belirlemesi anlamlı. Yerel seçimlerde her zaman daha az başarılı oluyor. Ayrıca AKP?nin belediyecilik başarısı da bir doyuma ulaşmış gibi. Artık sermayeden yenen- en azından büyük şehirlerde- bir durum gözüküyor. Ayrıca daha küçük şehirlerde daha vahim belediyecilik sorunları ve yerel teşkilatların dışlanıp merkezden atamalar gibi vakalar da sıkça gözüküyor.

* Bu arada Cemaat liderliği İslamcı olmayan gruplara gösterdiği hoşgörüyü İslamcılara da gösterseydi iyi olur muydu diye düşünüyor mudur? Bilebildiğim kadarıyla Cemaat diğer tüm islami oluşumlara her zaman mesafeli olmuş ve her zaman onların kızgınlığını çekmiştir. Bu kadar ayrık, mesafeli bir islami oluşum tanımıyorum Türkiye?de. Tabi bu kadar başarılı olanını da! Belki de bu mesafelilik başarının anahtarı. Ama AKP?nin tüm diğer cemaatleri arkadasında toplayabilmesinin yolunu açıyor şu anda. Tabi burada da bu arkada toplanmanın ne kadar faydalı olabileceği sorgulanabilir. AKP bu acil seferberlik döneminde nitelikli insan bulmakta zorlanıyor. İslami oluşumların yetişmiş insan gücü de pek parlak gözükmüyor. Yine de diyelim?

ikinci kısımda birazdan gelecek, buyrun müdahale edin arada…

Tagged in: , , , ,

%d bloggers like this: