Cuma notları

 

 

Anayasanın ruhuna Fatiha

Diyarbekir ruhunun yarattığı olumlu havayı solurken yeni anayasada masanın devrildiği haberi geldi. AKP?li Mustafa Şentop?un tanımıyla ?samimiyetini ispat etmiş tek parti olan AKP? Anayasa Uzlaşma Komisyonu?ndan çekildi. Şimdi bakalım Komisyon?un tutanakları açıklanacak ve böylece kimin ne istemediği ortaya çıkacak mı? Eğer AKP ?kendi anayasasını? dayatmaya kalkmazsa, bu iş seçimlerin sonuna kalır. Yeni anayasa yapılamaması talî bir konu değil. Anayasa, kalıcı barışın olmazsa olmazı. Sorunların çözümü için gereken ana senet, adı üstünde.

 

 

ABD ile reset?

Davutoğlu?nun ABD ziyareti ve bu vesileyle verdiği mesajları okuyunca, acaba aynı hükümetten mi bahsediyoruz sorusunu sormadan edemiyor insan. Serdettikleriyle son aylardaki icraat neredeyse taban tabana zıt! Zararı yok, zira zararın neredesinden dönülürse kârdır. Ancak bu kadar afra tafradan sonra ABD?de söylenecek son söz bu mudur?

 

 

Kürdistan

Bülent Arınç haftabaşındaki basın toplantısında Kürdistan kelimesinin Irak Anayasası?nda yazılı olduğunu söyledi. Doğru da mezkur anayasanın tarihi 15 ekim 2005.  Hükümete haber sekiz senede vasıl olmuş.

 

 

Muharrem İnce ve Rum vatandaşlarımız

Artık lapsus mu, Allah mı söyletti bilinmez. Özrünün kabahatinden büyük olduğu da açık. Ama bütün bunlar şaşırtıcı değil. Türkler Gayrimüslimlerin kim olduğunu, başlarına neler geldiğini bilmez. İlk de değil. Ama artık tepki hemen geliyor. Rum vatandaşlarımız Rumvader vasıtasıyla CHP?li vekile ?hop dur orada? dedi. Bu önemli!

 

 

İstanbul?da nükleer enerji zirvesi

Dün ve bugün İstanbul?da Doğu Avrupa Türkiye ve Ortadoğu?yu kapsayan bir Nükleer Enerji Geliştirme Zirvesi yapılıyor. Ayrıntı www.nuclearenergysummit.com/TR/index.asp sitesinde.  Memleketi nükleer kâbusa paldır küldür sokan hükümet artık bu tip bariz lobicilik çalışmalarına evsahipliği de yapıyor. Hep şunu merak ederim: Nükleer enerjiyi ölesiye savunanların evlâdı yok mudur? Tehlikeli, pahalı ve esas sonsuza kadar kirli bir enerjiyi bu çocuklara miras bırakmak için nasıl bir para ve iktidar hırsı vardır.

 

 

Kayagazı coşkusu kursakta

Kayagazı rezervinin 13 trilyon metreküp olduğunu açıklandı. ABD?nin Enerji Enformasyon İdaresi?nin (EIA) yayımladığı rapora göre ise memlekette 4,6 trilyon metreküp kayagazı rezervi var. Bu miktar şu anki tüketimle 100 yıl yetecek kadar kayagazı demekmiş ama bu rezervin sadece 651 milyar metreküpü yani 14 yıl yetecek kadarı maliyet ve teknik anlamda üretilebilirmiş. Bu arada kayagazını çıkarmak için yapılacak tahribatın bedeli tabii hesap dâhilinde değil.

 

 

Yerellik mi dediniz?

Diyarbekir Ekoloji Derneği?nin verdiği bilgiler memleketin yerellikten ne kadar uzak olduğunun göstergesi. Büyükşehir Belediyesi, Yerel Gündem 21 Kent Konseyi, Sanayici ve İşadamları Derneği (DİSİAD), Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Amed Surları Hevsel Bahçelerinin UNESCO Dünya Mirası listesine girmesi için harıl harıl çalışıyorlar. Yereldeki bu hayırlı girişime karşı merkezdeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Silvan Köprüsü ile şehrin tarihî On Gözlü Köprüsü arasındaki Dicle Vadisi?ni ?Yapı Rezerv Alanı? olarak ilan etti. Rezerv ama beton rezervi!

 

Hevsel Bahçelerini de içine alan şehrin sebze ihtiyacını karşılayan bu verimli toprakta yüzün üzerinde kuş çeşidi yaşıyor. Alanın yapılaşmaya açılmasıyla kentin can damarı olan yeşil havza ortadan kalkmış olacak. Dicle Vadisi?nin yapılaşmaya açılmasının yanı sıra, Dicle üzerinde bu sefer Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından üç HES yapılması sözkonusu.

 

Merkezde alınan bu kararların hele şu çözüm sürecinde yerelde yaşayanlara sorulup danışılması gerekmez mi?

 

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor…

%d bloggers like this: