GAZETECİLİĞİN GELECEĞİ KONULU BİR BEYİN FIRTINASI?

26 Eylül 2013, Filiz Taylan Yüzak

İletişim: filiztaylanyuzak@gmail.com

 

?Londra?daki Yazarlar ve Gazeteciler? adlı Meetup buluşmasının ilk konuğu Londra-City Üniversitesi?nin Gazetecilik Bölüm Başkanı, Profesör Dr. George Brock?tu. Bu toplantı için farklı ülkelerden gelmiş (Slovakya, Almanya, Türkiye, Hindistan, Yeni Zelanda, İrlanda, İngiltere, Finlandiya), ancak Londra?da yaşayan yaklaşık 10 gazeteci, gazeteci adayı ve gazetecilik öğrencisinden oluşan bizler, 17 Eylül akşamı Londra?nın fazlasıyla turistik ve popüler Covent Garden semtindeki bir Fransız lokantasında buluştuk.

Brock?un konuşması daha çok 3 Eylül 2013?te yayımlanan yeni kitabına (?Out of Print: Newspaper, Journalism and the Business of News in the Digital Age? – ?Baskısı Tükendi: Dijital Çağda Gazete, Gazetecilik ve Haber İşletmesi?) odaklandı. Basılı medyanın neden düşüşe geçtiğini ve dijital teknolojinin gazetecilik pratikleri üzerindeki etkilerini sorgulayan bu kitap, gazeteciliğin geleceği konusunda iyimser olmamız gerektiği savı üzerinde duruyor.

Kitap, gazetelerin internet sitelerinin basılı kopyalarından daha fazla tercih edildiği ve internetin haberleri gazetelerden daha hızlı ve daha çok kişiye dağıttığı günümüzde, gazeteciliğin küresel ölçekte yeniden düşünülmesi gerektiğini ve bu yeni teknolojinin taleplerini karşılamaya hazır olunması gerektiğini aktarıyor. Japonya?da, Almanya ve Finlandiya dışındaki Avrupa ülkelerinde (İngiltere de buna dahil) ve ABD?de gazete tirajlarının ve basılı versiyonun getirdiği reklam gelirlerinin düştüğü, baskı maliyetlerinin ise arttığı, ?yurttaş gazeteciliğinin? ve sosyal medyanın etkisinin artık büyük olduğu dikkate alındığında, bu yeni iletişim çağında gazeteciliğin teori ve pratiğinin değişmesi gerekiyor. Brock konuşmasında bölgesel gazetelerin durumunun kötüye gittiğini, birçok online haber sitesinin başarılı olamadığını, habercilik kalitesinin günlük gazetelerdeki zaman baskısı yüzünden azaldığını anlattı. Artık orijinal haberciliğin yerini ?churnalism? (yayık gazeteciliği)  almış durumda. Bu da hak ettiğinden daha düşük maaş alan ?köle?lerin kendilerine halkla ilişkiler şirketleri tarafından gönderilen basın bültenlerini hızlıca yeniden yazdıkları bugünün gazetecilik pratiğine işaret etmekte.

Brock internetle birlikte enformasyon miktarının geçmişe oranla çok arttığını, ancak bunun her zaman güvenilir, saygın ve doğru enformasyon demek olmadığını anlattı. Ancak internetin gazete tirajlarının düşüşü konusunda günah keçisi haline getirildiğini söyledi: zira İngiltere?de ulusal çapta yayın yapan gazetelerin tirajları sanıldığı gibi internetin keşfiyle değil, televizyon ve radyoların yayına başladığı 1950?li yıllarda azalmaya başlamış.

Öte yandan dijital baskıların habere hızlı erişim dışında iki avantajı daha var: basılı gazeteler gibi çevreye zarar vermiyorlar; ayrıca tekzip ve düzeltmeler dijital baskılarda hemen yayımlanabiliyor. Gazete tirajlarının azalmasına cevaben, İngiltere?de yayımlanan beş günlük ve ciddi gazetenin ikisi, dijital gazete versiyonlarını paralı hale getirdiler. Bunlardan biri olan iş dünyası, ekonomi ve finans gazetesi Financial Times?ın dijital baskısı, basılı versiyonuna göre çok daha fazla satıyor. İngiliz gazetelerinin dijital abonelik sistemiyle ilgili daha fazla bilgi için ?İngiltere?de basılı medyanın geleceği: abonelik sistemi ve ücretsiz yayınlar? adlı blog post?umu okuyabilirsiniz: http://londranotlari.wordpress.com/2013/07/28/ingilterede-basili-medyanin-gelecegi-abonelik-sistemi-ve-ucretsiz-yayinlar/

Peki gazetecilik mesleğinin ve bir haber aracı olarak gazetenin geçtiği bu zor dönemde Brock neden iyimserliği savunuyor ve önerdiği çözüm nedir? Brock öncelikle basılı gazetecilik reklamları gibi tek ve büyük bir gelir kapısının artık var olmayacağını kabul etmemiz gerektiğini söyledi. Bu gerçeğe bir an önce adapte olunması, yeni iş modellerinin ve gelir kaynaklarının geliştirilmesi gerekiyor, çünkü online yayıncılık şimdiye kadar yeni bir iş modeli bulabilmiş değil.

Yukarıda da belirtildiği gibi gazeteler artık haber değil, analiz, değerlendirme ve yorumları için okunuyor. Dolayısıyla basılı gazetelerin bir haber aracı ve kültürü olarak önemi, habere hızlı erişimi sağlayamadıklarından gelecekte azalacak. Ancak basılı gazeteler ölmeyecek, sadece dönüşecek. Örneğin günlük gazetelerin yerini haftalık gazeteler veya Pazar gazeteleri alacak, bazı gazeteler de dergi gibi uzmanlaşmış yayınlar haline gelecekler.

Brock?a göre bu geçiş ve değişim süreci yaşanırken gazetelerin başarılı olabilmesi için tek bir formül, sihirli bir değnek var olmayabilir. Ama burada aslolan, gazetecinin ahlak ve muhakeme duygusudur. ?Yeni bir iletişim çağına girerken hiç kimse bu çağın ihtiyaçlarının tam olarak ne olacağını tahmin edemez. Tek yapabileceğimiz değişim sularında daha iyi yüzebilmek için donanımımızı artırmak olacaktır.? [1]

Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için Brock?un 21. yüzyıl medyası ve gazeteciliği konusuna odaklanan kendi internet sitesine göz atabilirsiniz: http://georgebrock.net/

george brock

George Brock kimdir?

?Out of Print: Newspaper, Journalism and the Business of News in the Digital Age? (?Baskısı Tükendi: Dijital Çağda Gazete, Gazetecilik ve Haber İşletmesi?) adlı kitabın yazarı olan Brock, 2009?dan bu yana Londra-City Üniversitesi?nin Gazetecilik Bölüm Başkanı?dır. Muhabir olarak 1981?de girdiği The Times gazetesinde 2009?a kadar sayfa editörü, dış haberler editörü, yorum editörü, Brüksel büro şefi, Avrupa Haberleri Editörü, Yönetici Editör, Cumartesi Baskısı Editörü ve Uluslararası Editör görevlerini üstlenmiştir. Ayrıca düzenli olarak televizyona çıkmakta ve The Times gazetesinin Edebiyat Eki?ne, ABD, Polonya ve İsveç menşeli gazetelere yazmaktadır. 2004-2008 yılları arasında Dünya Editörler Forumu?nun başkanlığını yapmıştır ve 2001?den bu yana yönetim kurulu üyeliğini sürdürmektedir. 2001?den bu yana Uluslararası Basın Enstitüsü?nün yönetim kurulu üyeliğini ve İngiltere Komitesi başkanlığını yapan Brock, 1997-2004 arasında da The Times Gazetesi Ltd. Şti.?nin yönetim kurulu üyeliğini üstlenmiştir. Brock?un daha önce ortak yazarlığını yaptığı kitap çalışmaları arasında, İngiltere?nin ?Demir Leydi? lakaplı eski ve en nüfuzlu Başbakanlarından Margaret Thatcher?ın ?Thatcher? başlıklı, 1983 tarihli yaşam öyküsü de yer almaktadır. Londra?da yayımlanan bu kitaptan önce, 1980 yılında ABD?de yayımlanan ?Siege Six Days at the Iranian Embassy? adlı kitabın ortak yazarıdır. 1976-1987 yılları arasında The Guardian gazetesinin Pazar günleri yayımlanan kardeş gazetesi ?The Observer?da çalışmıştır. Oxford Üniversitesi Modern Tarih bölümündeki yüksek lisansını 1973 yılında tamamlayan Brock, Fransızca da bilmektedir.


[1] Kaynak: http://www.scribd.com/doc/28560140/George-Brock-Is-News-Over 17 Mart 2010, George Brock, ?Is News Over?? başlıklı City Üniversitesi Gazetecilik Bölümü açılış konuşması

Enhanced by Zemanta

Tagged in: , , , , , , , ,

%d bloggers like this: