"tüm maviler kirli şimdi"

“tüm maviler kirli şimdi” (Photo credit: NURETTIN MERT AYDIN)

Cuma notları- 

Kirli enerji lobicileri

 

Salı günkü güneş enerjisinin çevresel önemine vurgu yapan yazı kirli enerji lobicilerini tetiklemiş. Hükümetin 600 MW ile sınırlandırdığı güneş enerjisinin bir vizyon ve tercih sorunu olduğunu yazmıştım. Hoşlarına gitmemiş tabii. ?Şebeke yetersiz? diyorlar. Bilimsellik kisvesi altında işin özünü sulandırmakta üstlerine yoktur. Ama iddia nafile.

 

 

İşin aslı şu: Hâlihazırdaki gücü 60 GW olan bir şebekede güneş enerjisinin 600 MW ile sınırlı tutulması, devletin yenilenebilir enerjilere, özellikle de güneş enerjisine soğuk bakışının açık bir kanıtı. Aşağı yukarı tüm kömür ve doğal gaz santral başvurularında, Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEIAŞ) tarafından yatırımcıya gösterilen hat bağlantı noktalarındaki mevcut trafo merkezi kapasiteleri, santralin kurulup işletilebilmesi için, (TEIAŞ namına) yine yatırımcı (bazen de bizzat TEIAŞ) tarafından artırılmak zorunda. Bütün yeni termik santral projelerinin bağlantı izinleri ve üretim lisansları, birkaç istisna nokta dışında, ilgili trafo merkezi kapasitelerinin artırım veya yepyeni bir trafo merkezi tesis etme koşuluyla birlikte veriliyor. Güneş enerjisiyle elektrik üretimi toplam kapasitesi için getirilen 600 MW sınırlama, kesinlikle teknik değil, siyasî ve malî bir tercihtir. Kömür ve doğal gaz yatırımlarına benzer bir sınırlama hiçbir zaman getirilmedi.

Üstüne üstlük akıllı şebeke sistemleri yeni keşfedilmiş ve denenmemiş bir şey değil. Dünyada hızla yaygınlaşıyor. Yenilenebilir enerjiler ticarî olarak piyasada rekabet edebilir düzeye gelince yeni savaş alanı ?şebeke? oldu. Pazar paylarını kaybetmek istemeyen kirli enerjiciler sürekli şebekeden bahseder oldu. Kaldı ki gelecekte enerji üretimi merkezî üretim ve dağıtımdanyerinden üretim ve dağıtıma doğru dönüşecek. Sistem şimdiden bu hedefle neden dönüştürülmesin?

 

 

Sonuçta, fiyatı giderek düşse de güneş enerjisinin nisbeten pahalı olduğu mâlum ama hem temiz, hem çevredostu, hem de yenilenebilir enerji kaynağının bir bedeli var.Eğer çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak?

 

 

 

 

Memur sendikalaşmasında patlama

 

Birgün?de Aziz Çelik temmuz ayı sendikalaşma istatistiklerini incelemiş. 2.135.000 kamu çalışanının 1.468.000?i artık sendikalı. Sendikalaşma oranı % 69?a ulaşmış. Kamudışı sendikalaşma tek haneli yüzdelerde sürünürken ve yeni yasayla muhtemelen iyice erimeye yüz tutarken memurlar destan yazıyor diyor Çelik. Tabii işin aslı öyle değil.

 

 

 

AKP döneminde sendikalı kamu çalışanı sayısı % 132 artıyor ancak üç büyük konfederasyon arasındaki dağılım eşit değil. KESK üye sayısı % 10 geriliyor, Kamu-Sen?de artış % 35?te kalıyor. Şampiyon tabii iktidara yakınlığıyla maruf Memur-Sen.  2002?de 42.000 olan üye sayısı 2013?te % 1586 oranında bir artışla 708.000 ulaşmış durumda. Son torba yasayla ?seçim ulufesi kontenjanından? kadroya giren sözleşmeli memurların Memur-Sen?e otomatik kayıtları yaptırılır gayri.

 

 

 

Memurların grev hakkı hâlâ yok ve bu AB ile Sosyal Politika faslının müzakereye açılmamasının nedenlerinden biri. Memur-Sen?in grev hakkı talep etmeyeceği açık. Ağustosta başlayacak toplu iş sözleşmeleri pazarlıklarında en yüksek temsil oranına sahip olan bu sendikanın hükümeti zorda bırakmayacağı da açık. 1980lerde sarı sendikalar vardı, kavram yeniden gündemde?

 

 

 

Gezi Ruhu Kuzey Ormanlarını Korusun

 

Büyükdere ve Zekeriyaköy forumları, tüm doğa ve çevre ile ilgili kurum ve kuruluşları ile gönüllü destek vermek isteyenleri kurdukları Kuzey Ormanları Savunması Platformu?nda birleşmeye ve bu platformun bileşeni olmaya davet ediyorlar.

 

 

 

Kurum temsilcileri ile gönüllü destekçileri bugün 19 temmuz saat 20.30?da Abbasağa Parkı?ndaki küçük foruma çağırıyorlar.

 

 

 

Yine Kuzey Ormanları için Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi 3. Köprü inşaatından ötürü Ulaştırma, Çevre ve Orman bakanlıkları hakkında suç duyurusunda bulundu.

Enhanced by Zemanta

Tagged in: , , , , , ,

%d bloggers like this: