Share this post with Digg

Istanbul from the sky - Topkapi Palace

Istanbul from the sky – Topkapi Palace (Photo credit: CyberMacs)

Başbakanı hoş tutalım

Kimi akıldâneler yüzleri kızarmadan ?Gezi Kürt barışını engelledi? diye yazabiliyor. Mantık şu düzlükte: ?Erdoğan Gezi?ye çok kızdı; Erdoğan Gezi Krizi?nden sonra değişmem dedi; Türkiye?de Erdoğan?dan başka yönetici yok; Kızgın Erdoğan artık Kürtlerle barış yapmayabilir; İllâ yapsın diyorsanız Gezi?yi unutun, unutturun, Erdoğan?ın suyuna gidin!?

 

Yeni siyasi kategori: Masumlar

Gezi Krizi münasebetiyle yeni bir ?siyasî? tür peydahlandı: Masumlar. Başbakan?ın Gezi?yi izah etme çabasında önemli yeri var masumların. Safiyane hislerle dolu olmalarına rağmen kötü niyetli ?marjinal gruplar? tarafından suiistimal edilmiş çevreci garibanlardırlar. Hani şu yedi gasteye birden aynı gün ?can feda? diye manşet attıran tahlil. Başbakan?ın o masumlara canı fedaymış? İstediğiniz ağaçsa 146 tane yeni ağaç dikildi işte parkınıza!

 

Bugünün Türkiyesinde ve dünyanın her köşesinde sistemin saldırısına karşı çevre hassasiyeti siyasî itirazın ta kendisi.  Halisane bir duygu olduğu konusunda şüphe yok. Suiistimalcilere gelince, hiç de marjinal olmayan anaakım betonlama ve betonlaştırma uzmanlarından iyisi mi bulunur?

 

3. Havaalanı

Dünyanın ?ennn? projesi her şeyden önce dünya çapında bir ağaç katliamı. Havaalanına ayrılan 9200 hektarın 7800?ü çam, ladin, meşe, kayın, ardıç, erguvan, söğüt ve kavak ağaçlarından oluşan ormanlık alan ve içinde yaşayan çeşit çeşit canlı demek. Betonlamayla yok olacaklar. İlâveten mücavir alanlar da etkilenecek. İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu her yıl yüz binlerce kuşun o bölge üzerinden göç ettiğini, civardaki Terkos Gölü ve diğer gölcüklerin on binlerce kuşun kışlağı olduğunu hatırlatıyor. Sulak alanlara verilecek tahribata ilâveten uçakların tırmanması sırasında motora kuş girme olasılığının çok yüksek olduğunu vurgulamış. Bu işin çevresel katliam boyutu.

 

Mâlum, projenin hiçbir ciddî Etki Değerlendirme Analizi yok. Bağımsız uzmanların uyarıları ise şu minvalde. İhaleyi kazanan Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu havalimanını üç aşamada öngörüyor. İlk aşamada 90 milyon yolcu kapasiteyle 2019 yılında faaliyete geçilecek, sonra yapılacak ek pistlerle ikinci aşamada 120 milyon ve üçüncü aşamada 150 milyon kapasiteye ulaşacağı varsayılıyor. Geçenlerde BETAM?ın açıkladığı ?Mega havalimanının kaderi büyümeye bağlı? başlıklı çalışmada bu boyutlarda bir yolcu kapasitesinin ancak iyimser büyüme hızı senaryoları ile tutturulabileceği ve aksine en ufak bir oynamada kapasitenin 90 milyonla sınırlı kalacağı hesapları var. Keza, yolcu sayısı ne olursa olsun havaalanının 2030?a kadar ciddî zarar edeceğini hesaplamış iktisatçılar.

 

Aynı çalışmada Atlanta havaalanı karşılaştırması çok düşündürücü sonuçlar içeriyor.  95 milyonla dünyanın en yüksek yolcu trafiğine sahip havalimanı Atlanta bu kapasiteyi 1900 hektarlık bir alanla karşılıyor. İstanbul?da 150 milyon yolcu kapasitesine ulaşılsa dahi basit bir hesapla 3500 hektar yeterli. 9200 hektarın 5700 hektarına ihtiyaç olmadığı ortaya çıkıyor. Bugün Atatürk Havalimanı 45 milyon yolcu trafiği ile 1178 hektarlık bir alanda faaliyet gösteriyor.

 

Cihan?ın haberine göre THY Yönetim Kurulu eski başkanı Candan Karlıtekin mevcut iki havalimanına yapılacak paralel pistlerle yıllık kapasitenin 75?er milyon yolcuya çıkabileceğini belirtiyor. Karlıtekin ?Atatürk Havalimanı?ndaki askerî alanın daha evvel mutabık kalındığı gibi DHMİ?ye devri beni umutlandırdı. Atatürk Havalimanı zaten oluşmuş bir ulaşım altyapısının üzerinde oturuyor. 85 milyon yolcu/yıla göre avanprojesi bile hazır? diyor. Bir diğer uzman Avrupa?nın en büyük havaalanı olan Londra Heathrow?un sadece iki pisti olduğunu ve bizim ?ennn? havaalanına öngörülen 6 pistin anlaşılır olmadığını söylüyor.

 

İşin ne kadar keyfî olduğu aşikâr. Yeşilköy?de atıl kalacak 1178 hektarın ağızları sulandırdığı da aşikâr. Bir de Binali Yıldırım?ın açıkladığı büyük resim var : ?Yeni İstanbul Havaalanı ile birlikte Kanal İstanbul ve bu bölgeye yapılacak yeni şehir projesi, birlikte İstanbul’un merkezine raylı ve karayolu bağlantılarını da dâhil etmek suretiyle yeni bir ekosistem oluşturmaktadır?.

 

Şehrin son akciğerleri olan Kuzey Ormanları mı demiştiniz? Yapay ekosistemle yetineceksiniz!

 

İnşa dönemi

AKP İstanbul İl Başkanı ve Kazlıçeşme fatihi Aziz Babuşçu?nun öngörüleri şöyle:  ?Geçtiğimiz 10 yıl içinde, diyelim ki liberal kesimler, şu ya da bu şekilde bu süreçte paydaş oldular ancak gelecek inşa dönemidir. İnşa dönemi onların arzu ettiği gibi olmayacak. Dolayısıyla o paydaşlar bizimle beraber olmayacaklar. (?) Çünkü inşa edilecek Türkiye ve ihya edilecek gelecek onların kabulleneceği bir gelecek ve dönem olmayacak.?

 

Artık inşaat inşası mı yoksa topyekûn toplum mühendisliği mi, kararı siz verin. Bence ikisi birlikte!

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor…

Enhanced by Zemanta

Tagged in: , , , , , , , , , , ,

%d bloggers like this: