Cuma notları

Erdem Gunduz (C) stands in a silent protest at Taksim Square in Istanbul early June 18, 2013.  Gunduz, a Turkish man, has staged an eight-hour silent vigil on Istanbul's Taksim Square, scene of violent clashes between police and anti-government protesters in recent weeks, inspiring hundreds of others to follow his lead. Gunduz said he wanted to take a stand against police stopping demonstrations near the square, Dogan news agency reported. REUTERS/Marko Djurica (TURKEY  - Tags: CIVIL UNREST POLITICS)

 

 

?Durma yapma?

 

Pazartesi Taksim meydanında AKM?ye bakarak saatlerce bekleyen ?duran adam? sanatçı Erdem Gündüz sağolsun, ortalık duruldu. Bu sivil itaatsizliğin bir ay sürmesi planlanırken, polis duran adamın çevresindeki vatandaşları gözaltına alınca eylem gece 2.30?da sona erdi. Trafik polislerinin dediği gibi ?durma yapma?! Sonra İçişleri Bakanı gözaltıların anlamsızlığını gördü. Eylem ülke sathına yayılarak sürüyor. Keza parklardaki cıvıl cıvıl sivil agoralar?

 

Meydanlardaki şiddetsiz kümeleşme ve mizah otokratik rejimlerin korkulu rüyasıdır. Sivil itaatsizliğin gücüne karşı koyabilmek mümkün mü? İtaatsizlik sivilleştirir, sivillik itaatsizleştirir.

 

 

 

Kürt Barışı nereye

 

Geçen cumartesi BDP Van milletvekili Nazmi Gür?ün refakatinde Van Gürpınar?ın ?Geliyé Kromé? yani Krom Vadisinde bulunan Barış İzleme Çadırı?nı ziyaret ettim. Gezi çadırından Barış çadırına?

 

BDP denetiminde ve sivil halktan oluşan gönüllüler dönüşümlü olarak çadırda kalıyorlar. Her gece üç noktada gerilla sorunsuz bir şekilde çıkabilmesi için nöbet tutuluyor. Civar köylüler erzak taşıyor. Kürtler kendi göbeklerini kendileri kesiyor. Askerin uzaktan izlediği söylense de tahliye kendi denetimlerinde yapılıyor. Gönüllü gözlemcilerin kışkırtmalara karşı, seyrek de olsa araya girdiklerini söylediler.  Vadi yakın zamana kadar girilemeyen çatışma bölgesi. Çadıra yakın bilinen bir toplu mezar var. Yolun etrafındaki tepelerin birinde ?Apo? diğerinde ?PKK? yazıyor. Kaymakam, İlçe Emniyet Müdürü ve Jandarma Komutanı çadırı ziyaret ettiğinde köylüleri yaptıkları hayırlı işten dolayı kutlamışlar. Biri bir demet yabanî naneyi elime tutuştururken ?bu bahar sular daha coşkun, otlar daha gür? diyor. Hakikaten ortam sakin; buna mukabil İstanbul ve başka illerdeki protestolar işlerin nasıl tersyüz oluverdiğini iyi anlatıyor. Kürtlerde ?anladınız mı şimdi otuz yıldır neler çektiğimizi? iması var ama kimse bunu açıkça dile getirmiyor. Nezaketten!

 

Gelelim esas meseleye: Kürtler, köylüsüyle yöneticisiyle sabrın bir sınırı olduğunu ve hükümetin barışın içini doldurmadaki gönülsüzlüğüne vurgu yapıyor artık. Hayatî soru şu: Toplumun ekseriyetine, en yetkili ağızdan düşman muamelesi yapan, ?teröristbaşı? edebiyatına rücu etmiş bir iktidar Kürtlerle barış inşa edebilir mi?

 

 

 

Bir mühendislik hatası daha

 

Ali Babacan, ?Lise mezunu yetenek PISA Testi?nde OECD sonuncusuyuz. Eğitim reformu olmadan 2023?te ilk 10 hedefi hayal olur? dedi. PISA testi OECD?nin üç yılda bir yaptığı, okuryazarlık değil öğrendiğini uygulayabilme kapasitesi testi. Şimdi bakalım hükümet eğitim reformu için ne yapmış.

 

CHP?li Nur Serter?in Bilgi Edinme Yasası kapsamında aldığı bilgilere göre beş buçuk yaşındaki 555.888 öğrenci okula gitmemiş.

 

12 yıl zorunlu eğitime geçildiği halde 58.407 öğrenci, açık lise dâhil herhangi bir liseye kayıt yaptırmamış.

 

Açılan 1141 İmam Hatip Ortaokulu?nun 120?sine hiç kayıt yapılmamış. 461?inde öğrenci sayısı 50?nin altında kalmış.

 

Hafızlık eğitimi için başlatılan kampanya ve 9 yaşındaki çocukları bir yıl okuldan koparan proje sonuçsuz kalmış. Hafızlık eğitimi alan öğrenci sayısı 121?de kalmış.

 

Ailelerinin isteği ile ?Peygamberimizin Hayatı? ve ?Kuran-ı Kerim? derslerini seçen öğrenciler pek çok okulda derse girmemiş, dersler boş geçmiş.

 

Veriler kendiliğinden konuşuyor, bu hercümerçte gözden kaçmasın.

 

 

 

Banliyö trenleri  

 

Çarşamba Haydarpaşa?dan kalkan banliyö tren hatları 24 aylığına durduruldu. Günde 90 ilâ 110.000 kentlinin kullandığı tren durunca tamamen şişmiş olan minibüs caddesi ve E-5 artık hepten durur herhalde.

 

TCDD?nin websitesinde üç satırlık bir açıklama var. Kararın Marmaray?la bağlantılı olduğu intibası uyandırıyor ama gayet muğlâk. İster istemez akla Haydarpaşa havalisinin ranta teslim edilecek olması geliyor.

 

Tasarruflu ve emniyetli bir taşıma biçimi olan tren yıllardır hükümetlerin tercihi olmadı. Yeterince rant sağlamadığından zahir. Üstüne koca arazilerin ağız sulandıran rantı da gelince kim dinler vatandaşı, emniyeti, tasarrufu. Haydarpaşa, Gezi kadar gözönünde değil ama işin yapılış biçimi, kararların alınış biçimi aynı: Kimseye danışmadan, çevresel etki analizi yapmadan, keyfî!

Bu yazı ilk olarak Taraf‘ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor…

Enhanced by Zemanta

Tagged in: , , , , , , , , , ,

%d bloggers like this: