Share this post with Digg

21 marttan sonra 23 mart

 

Geçen Nevruz?un barışın milâdı olduğu giderek kanıtlanıyor. Allah ?özbeöz Türklerden?, MHP yönetimi ile CHP?nin şahin kanadı gibi sorumsuzlardan korusun.

 

23 martta da İstanbul Politikalar Merkezi?nin himayesinde, Ömer Madra?nın başını çektiği, pekçok sivil kuruluş ve eylemcinin hazırlık çalışmalarında bulunduğu İstanbul İklim Manifestosu yayımlandı.

 

Şöyle bir ibare var: ?İklim değişiyor ve sosyal adaletsizliği kat be kat artırıp derinleştiriyor.   Gezegen sürekli uyarıyor. Ama gözler kör, kulaklar sağır kalmaya devam ederse,kibir denen şeyin ne büyük bir felaket olduğunu yakında hepimiz öğreneceğiz… İşte onun için, vicdanı olan tüm yurttaşlarımızı, elde hâlâ çözüm imkânı varken, gezegeni kurtarma seferberliğinde kendi payına düşeni yapmaya, bu büyük sorumluluğu paylaşmaya çağırıyoruz.? İmzanız için www.change.org/iklimicin

 

 

 

En yeni ?tek çare?

 

Barışı kurarken, onun temelini atacak olan anayasa yazımına neden yoğunlaşılamaz? Çünkü daima ?tek çare?lerden medet umarız. Bir iş yaparken diğerine pek yoğunlaşamayız. Bir ara anayasa yazımı vardı, herkes ve en başta bugün ?barış kendiliğinden her şeyi çözmeye kadirdir? diyenler o anayasa için uykusuz geceler geçirdi. Ama unutuverdiler, daha iyisini bulduklarını düşünerek.

 

Barış artık her kapıyı açacak tek anahtar? Kendiliğinden, demokrasi kapısını dahi? Açamasa da o kadar önemli değil, ileride bakarız, ya da bakmayız. Yer içer, tüketiriz. Eh, bu da az bir şey değil filhakika?

 

Halk, barışın başaktörleri Erdoğan ile Öcalan?ı başkan yaparsa da yapar. Geriye kalan ekalliyete de tahammül etmek, ya da çekip gitmek düşer.

 

Ama gidene kadar ?bu halka bu kadar demokrasi yeter? diyen akıldaneleri teşhir ederek?

 

 

 

Anayasa cephesi

 

Bakalım anayasa ne kertede? Tamamen unutulduğu sırada TESEV?in Mehmet Uçum?a hazırlattığı ?Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz?? çalışması hem zamanlı hem de faydalı. Rapor yeni anayasa yapma iradesinin bütün çelişkilerini gözler önüne seriyor.  Bu iradî engele AKP?nin başkanlık dayatması eklenince iş külliyen yoldan çıkmış durumda. Cemil Çiçekdaha dün sistem tartışması tıkıyor demedi mi? Barış dinamiğinin anayasaya yansıması başka bahara. Arada AKP?nin başkancı anayasa önerisi dayatılmazsa?

 

Rapordan bağımsız olarak, barışla bağlantılı üç konuda Ankara?dan gelen bilgiler şöyle: Vatandaşlık tanımı konusunda, AKP ile BDP?nin teklifleri ?Türkiye vatandaşlığı? kavramına vurgu yapar nitelikteyken CHP?nin verdiği teklifte Süheyl Batum?un ısrarı ile ?Türk vatandaşlığı? vurgusu bulunuyor ama aynı cümlede vatandaşlıktan da bahsediliyor.

 

Türkçe dışındaki anadillerde eğitim konusunda AKP?nin teklifinde muğlâk bir ?herkesin eğitim hakkına sahip olduğu? vurgusu yapılırken, CHP?nin teklifi carî anayasanın 42. maddesindeki Türkçe dışında kalan dillere getirilen yasakla başlıyor. BDP?nin teklifi tabii daha liberal.

 

Ademimerkeziyet konusunda AKP 1982 Anayasası?nın aşırı merkeziyetçi ruhuna sadık.   CHP idarî vesayeti hafifleten bir teklif getiriyor. BDP?nin teklifindeki ?bölgesel ve yerel kamu idareleri?nin uygulanabilmesi için ise yeni anayasada idarenin ademimerkezî olduğu ilkesi, bölgesel idarelere kamu tüzel kişiliği ve idarî vesayetin alenen kaldırılması gerekiyor.

 

 

 

Rafi El-İssawi ve Irak?ın bölünme süreci

 

Henri Barkey yazmasa haberim olmayacaktı. Haber basında yok. Başbakan Nuri El-Maliki?nin gadrine uğrayan Cumhurbaşkanı yardımcısı Tarık El-Haşimi?den sonra Maliye Bakanı İssawi de Maliki?nin otoriter gidişatını protesto ederek aybaşında istifayı basmıştı. Haşimi için çıkarılan tutuklama kararından sonra Maliki?nin hedefindeki İssawi?nin yardımcıları terör suçlamasıyla tutuklanmıştı. Geçenlerde Maliki hükümeti İssawi?yi tutuklamak için helikopter takviyeli bir silâhlı kuvvet yollamış. Sünni Abu Risha kabilesinin koruması altındaki eski Bakan şimdilik kurtulmuş. Barkey bu son hamlenin Irak?ın bölünme sürecini iyice ciddileştirdiği görüşünde. ABD?nin de ne yapacağını bilemediğinin altını çiziyor.

 

Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Bağdad arasındaki yabancılaşma giderek derinleşiyor. Sünnî unsurun Şii ağrılıklı Bağdad hükümetine muhalefetinin sonunda Araplar arasında içsavaş ve bölünme yolda. Suriye?deki Sünnî muhalefetin giderek artan gücü bu gelişmeleri birebir etkiliyor. Akl-ı selim ?federasyon? dese de Irak?ın muktedirleri çatışmaya hazırlanıyor.

 

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor…

Tagged in: , , , ,

%d bloggers like this: