Cengiz Aktar: Devlet koruma refleksi

Posted by on January 29th, 2013
Stored in Cengiz Aktar, Contributors, TURKISH

Share this post with Digg

Devlet koruma refleksi

 

Kabine değişikliği sonrasında AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik : ?Kiminle ilgili inceleme ve soruşturma izni istenmişse, Muammer Bey vermiştir, yargı bunu reddetmiş, iptal etmiş. Daha önce de ben bunu savundum. Muammer Güler?i, Hrant Dink?in katili gibi göstermeye çabalayan adamlar var, kesinlikle haksızlık yapıyorlar. Hrant Dink?in katledilmesi kesinlikle bizi çok üzen bir meseledir. Ve sonra, savcı ve hâkimin birbirine ters düşerek verdikleri cezalar kamu vicdanını asla tatmin etmemiştir. AİHM?e ailesi müracaat etti, Türkiye mahkûm edildi, hükümetimiz savunma bile yapmadı. Ve savunma yapmayacağımızı söyledik. Sonra, ?örgüt vardır,? denmesi bizi memnun etti. Sonra Muammer Bey?e ve Ramazan Akyürek?e meseleyi yıkmaya çalışıyorlar, ikisinin de bu işte en ufak bir dahli yoktur. Bütün belgeleriyle bunu herkese ispatlamaya ben hazırım.?

 

Mesele üzülmek veya alttan almak değil. Mesele sağır sultanın duyduğu, dünya âlemin gözü önünde işlenmiş bir suikast karşısında adalet! Bakalım adaletin tecelli etmesi için gereken yapılmış mı? Cinayet sonrasında Dink ailesi avukatlarının sayısız girişimi oldu. Verdikleri bilgiye göre, cinayet esnasında İstanbul Emniyeti?nde görevli Celalettin Cerrah, Şammaz Demirtaş, Ahmet İlhan Güler, İbrahim Şevki Eldivan ve Bülent Köksal hakkında mülkiye müfettişlerinin soruşturma açılması gerektiği yolunda olumlu görüş bildiren 11 mart 2010 tarihli son raporundan sonra Muammer Güler soruşturma izni vermemiş. Buna mukabil avukatlar ocak 2011?de kasten öldürmenin ihmalî davranışla işlenmesi ve terör örgütüne yardım yataklık suçlamalarıyla 24 kamu görevlisi hakkında dava açılmasını talep etti. Soruşturma hâlâ sürüyor.    

 

Bugün Cerrah Osmaniye Valisi, Güler 1. sınıf emniyet müdürü olarak Araştırma ve Planlama Kurulu uzmanı. Hrant?ı İstanbul Valiliği?ne çağıran Vali Yardımcısı Ergun Güngör Yalova Vali Yardımcısı. Katille bayraklı hatıra fotoğrafı çektiren Asayiş Şube Müdürü Yakup Kurtaran Malatya Emniyet Müdür Yardımcısı. Geçen yıl 17 ocak günü 25 duruşmadan sonra karara çıkılan ve yakın zamanda Yargıtay Başsavcılığı tebliğnamesiyle devletin dahi içine sinmediği anlaşılan skandal davada iki tetikçi dahil dört kişinin dışında ceza alan yok.

 

?Devlet için kurşun atan da şereflidir, kurşun yiyen de…?  

 

Tansu Çiller ?atasözü?nün mükemmel özetlediği, vatandaşın değil devletin korunduğu ve bunun için her fiilin mubah olduğu bir memlekette yaşıyoruz. ?Hikmet-i hükümet?, ?kurumsal taassup?, ?kol kırılır yen içinde kalır?, ?memurun hesap vermezliği?, ne derseniz deyin, bu memlekette böyle berbat bir âdet var. Öyle berbat ki devlet bile bundan utanır hâle geldi. Yetmiyormuş gibi, ağır tahrik indiriminden başlayan taltif, iyi tayin ve terfiye kadar uzanan bir mükâfat çetelesi de vardır devletin. 

 

Bu anlamda yeni İçişleri Bakanı enkazın en azından bir bölümünü devraldı. Enkazın derin konusu Dink davası. Nitekim Hrant Dink ister istemez memleketteki bütün adalet arayışlarının bir nevî sembolü olmadı mı?

 

İlâveten tarihî rekor kırmış bulunan tutuklu sayısı.  Gazeteci, öğrenci, Kürt yönetici, kaşının altında gözü olan her kesimden insan içerde. Asker devletinden polis devletine geçildiği kuşkusunu kanıtlayan bir dolu emare var. Polis fezlekeleri iddianamelerin yerini almış durumda. Emniyet ile Adalet arasındaki hassas dengenin altüst olduğu bir dönemdeyiz.  

 

Toplumsal tepki de giderek artıyor. Mazlumder ve Baran Tursun Vakfı?nın başlattığı imza kampanyası 2007?de polisin yetkisini artıran Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu?nun gözden geçirilmesini talep ediyor. Son beş yılda polisle tartışan, ?dur? ikazına uymayan ve öldürülen sayısı, 28?i gözaltında olmak üzere 128! Açılan davalarda adaletten bahsetmek mümkün değil.www.dikkatpolisgeliyor.com  

 

Bu vahim gidişatın beslendiği temel sorun Kürt çatışması. Çatışmanın çözüm yoluna girmesi ise vatandaşın bekasının devletten önce geleceği yeni bir paradigmaya işaret ediyor. Yeni bakanı bekleyen en hayatî şantiye bu. ?Güneydoğu?da barış güvercinleri uçurtacağız. Herkesin mutlu, güvenli ve refah içinde olması için çalışmalarımıza hızlı bir şekilde devam edeceğiz? demiş. İnşallah! Hrant da ?güvercinlere dokunmazlar herhalde? demişti, ardından güvercinler uçurtmuştuk cenazesinde, altı sene sonra güvercinleri korumaktan aciz, hâlâ şahinlerle cebelleşiyoruz. 

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor.

Tagged in: ,

%d bloggers like this: