Cengiz Aktar: İsrail?in intihar süreci

Posted by on November 23rd, 2012
Stored in Cengiz Aktar, Contributors, TURKISH

Share this post with Digg

İsrail?in intihar süreci

Şimdilik ateş kesildi. Bir de Gershon Baskin?i dinleyelim. Hamasça esir edilen asker Gilad Şalit?in salıverilmesi için İsrail ile Hamas arasında gizli görüşme başlatıp hedefe ulaşan İsrailli doktor. 17 Kasım?da Daily Beast portalında cinayeti yazmış.

http://www.thedailybeast.com/articles/2012/11/15/assassinating-the-chance-for-calm.html

Baskin, Şalit başarısıyla açılan müzakere penceresini Mısır?daki kontağıyla birlikte sürdürmüş. Kalıcı ateşkes için yeni bir anlaşma zemini çalışmalarına başlamışlar. Müsvedde yol haritasıCabari?nin öldürülmesinden birkaç saat önce Halit Meşal?in oluruyla Mısırlı kontak tarafından Cabari?yle paylaşılmış. Baskin, müsveddeyi İsrail?e sunmak üzere beklerken saldırı gelmiş. Bizim özel harp taktiklerini aratmaz bir iş. Cabari?nin ciddî gözlemcilerce en değerli denge adamı olduğunu da hatırlatalım.

 

Artık Obama?yı köşeye sıkıştırma mı, ocaktaki seçime yatırım mı, barış korkusu mu, yoksa sadece Arap nefreti mi bilinmez. Şu bariz: Cabari?nin katli, kalıcı bir ateşkes ve sonrasına karşı atılmış bir ?ölüm adımı? daha. Netanyahu günü kurtarıyor, İsrail bölgedeki geleceğini yitiriyor.

 

Ölüm oruçlarının sona ermesiyle

Abdullah Öcalan?ın Türkiye?nin en önemli tutuklusu olduğu bir kez daha kanıtlandı. Aklına geldikçe Öcalan?ı asarak çözümden bahseden siyasetçiler, Kürt lideri 1999?dan beri çatışmayı çözmek için neden lâyıkıyla değerlendirmedi? Bu soru cevap bekler. Çünkü arada çok insan öldü. Ama bir şey daha kanıtlandı sanki: Kürt siyasetinin şiddetli ve şiddetsiz eylem biçimlerinin bir arada artık yürüyemeyeceği. Bu becerilebilirse şiddetsiz eylemlerin gücünü tahmin etmek zor değil.

 

?Soykırım Türkiye toplumunun ortak sırrıdır?

Geçen hafta Varlık Vergisi ile ilgili, 19. yüzyıl ortasından itibaren gayrimüslimlere uygulanan pogrom ve soykırımlar sonucunda mülkiyetin müslümanlaştırılması çalışmalarının son halkasıdır, demiştim. Yukarıdaki aforizmanın sahibi Taner Akçam, Ümit Kurt ile birlikte yazdığı ?Kanunların Ruhu? konusunda bugünkü AGOS?a konuşmuş. Alıntılar:  ?Kitabın ana tezi, soykırımın sadece fiziksel imha demek olmadığı. Soykırım, imha ettiği kadar inşa da eder. Eğer İttihatçılar, Hıristiyanlara (özellikle Ermenilere) soykırım sürecinin ağırlıklı olarak imha kısmıyla uğraşmışlarsa, Cumhuriyet kadroları da ağırlıklı olarak inşa kısmıyla uğraşmışlardır. Cumhuriyet’in ana ruhu, Hıristiyansız bir devlet-toplum inşa etmektir.  1918?den sonra 250,000 civarında Hıristiyan (Rum ve Ermeni) Anadolu’ya geri dönmüştü. Bunlar, daha önce sürülmemiş ve içerde kalmış diğer Rum ve Ermenilerle birlikte 1918-22 arasında yeniden sürülürler. Emval-i metruke kanunları (ve bu anlamda Vakıflar Genel Müdürlüğü) bu sistemin en önemli ayağıdır. Türkiye’nin nasıl binbir türlü canbazlıkla, Suriye, Lübnan gibi yerlerdeki Ermenilerin mallarını veya karşılıklarını vermediğini, Lozan?a aykırı biçimde bunların üstüne nasıl yattığının hikâyesi?? Bu utanç verici hikâyenin bugünkü yansıması ise ?2012 Beyannamesi? başlığıyla Hrant Dink Vakfı?ndan yayımlandı. Ermeni vakıf malları gaspının hikâyesi. Vicdan muhasebesine buyurun?

 

Nuh?un Gemisi

EDP ile Yeşillerin birleşmesinden doğan parti bu pazar Ankara?da açıklanıyor. İlhami Mısırlıoğlu?nun parti adı önerisi Nuh?un Gemisi, her açıdan ezber bozucu. Bir defa kuru parti adlarına ve yıpranmış çağrışımlara nisbeten yepyeni. Nuh tufanı ayarında tufanlara gebe dünyada ve Türkiye?de büyük ihtiyaç duyulan çevre farkındalığına pek yakışıyor. Gemi metaforunun artık muson gibi yağan yıkan yağmurdan tutun her farklıya kucak açan Nuh Peygamber?e; her din, inanç ve efsaneye ortak tufan imgesinden yeni bir politikaya kadar bir dolu çağrışımı var. ?Emekten, barıştan, sevgiden ve yeşilden yana yeni bir ütopya için yola çıkıyoruz? beyanına mükemmel bir karşılık. Sonuçta adı öyle olmasa da ruhu Nuh?un Gemisi olsun.

 

Siyaseten, bu birleşme hayatî bir iddia. Zira burada ve her yerde sol kalkınmacıdır, çevre hassasiyeti hep arkalarda bir yerdedir. Ekonomi ile ekolojinin bir arada varolabilmesi için çok yaratıcı olmak gerekecek. Örnek mi? ?Sakinkent? Seferihisar Belediyesi.

Bu yazı ilk olarak Taraf’ta yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor.

Tagged in: ,

%d bloggers like this: