Share this post with Digg

 GAZETELERIN SONU MU? YOKSA YENI BIR BAŞLANGIÇ MI?

Acaba artan internet kullanımı nedeniyle gazetelerin sonu mu geliyor? sorusu son yıllarda tüm medyanın ve gazetecilerin ortak derdi haline gelmiş durumda.

Kimilerine göre sonu çoktan geldi bile, kimileri ise gazetelerin ne zaman yok olacağının tarihini veriyor. Future Exploration Network adlı kuruluşun yaptığı bir çalışmaya göre ABD?de gazeteler 2017 yılında ortadan kalkacak, Türkiye için biçilen tarih 2036

Gazeteler ne zaman ortadan kalkacak?

İlginç tahminler bunlar?

Yeri gelmişken, sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: ben gazetelerin ortadan kalkacağına inanmıyorum. Gazetecilik mesleği ise insanoğlu bu dünya üzerinde varolduğu sürece devam edecektir. Hatta dünya çapındaki bilgi akışının yoğunluğunu düşündüğümüzde gazetelere dünden daha da çok ihtiyacımız olduğunu düşünenlerdenim. Birileri bizim için sosyal medya ve internetten akan bilgileri derli toplu hale getirmelidir, aksi taktirde bu kadar büyük bilgi akışının bizim için anlamı olmayacak! Bunu yapacak olanlar ise gazeteciler ve editörlerdir.

Diğer yandan gelişen teknolojiler, yaygınlaşan internet kullanımı ve sosyal medya ile birlikte gazetelerin formatının değişeceğine yürekten inanıyorum.

iPhone, iPad, Kindle, Android cihazlar gibi yeni teknolojilerin yaygınlaşması ve mobil internet kullanımının artması karşımıza yepyeni mecralar ortaya çıkarıyor. Artık gazeteler olan biteni anlamak için kullandığımız tek bilgi kaynağı değil. Bunun üstüne Facebook, Twitter gibi sosyal ağların getirdiği bilgi paylaşım kolaylığını da eklediğimizde gazetelerin değişmek dışında çareleri yok.

Ayrıca, dijital yerli (digital natives) dediğimiz 2000?lerden sonra doğup interneti, akıllı telefonları, tabletleri, oyun konsollarını ve akıllı televizyonları hayatının normal bir parçası olarak kabul eden yeni nesiller büyüdüklerinde bugünkü gazete iş modellerinin işe yaramayacağını bilmek için kahin olmak gerekmiyor.

Peki ne yapmak gerek?

Gazetelerin yeni iş modeli nasıl olmalı? Gazeteler internet ve sosyal medyayı bir fırsat olarak değerlendirebilir mi?

İşte bu soruya cevap arayan 90 civarında ülkeden 1000?e yakın medya yöneticisi ve gazeteci, Dünya Gazeteler ve Haber Yayıncıları Birliği WAN-IFRA?nın organize ettiği bir konferansta biraraya geldi. 2-5 Eylül tarihleri arasında düzenlenen etkinlik Ukrayna?nın başkenti Kiev?deydi.

Ben de etkinliğe Medya Derneği?ni temsilen katıldım. Etkinliğe Türkiye?den diğer katılanlar arasında ise Today?s Zaman?dan Bülent Keneş, Hürriyet Gazetesi?nden Bülent Mumay vardı. Ayrıca bir ara Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök?ü de açılışta gördüm.

Etkinlik 2 Eylül tarihinde düzenlenen bir kokteylle başladı. Ama asıl açılış töreni 3 Eylül?deydi. Ukrayna Başkanı Viktor Yanukoviç programın açılışını yaptı. Onun söz aldığı oturuma ise Ukraynalıların protestosu damgasını vurdu. Ukrayna Başkanı konuşmasına başlar başlamaz ellerindeki pankartları kaldıran bir grup, ülkelerindeki basın özgürlüğü sorunlarını protesto ettiler.

Oturumlarda ağırlıklı olarak gazetelerin yeni iş modelleri konuşuldu. Farklı ülkelerden gelen medya yöneticileri, yaptıkları sunumlarda kendi deneyimlerini aktardılar. Bu sunumların bir çoğuna WAN-IFRA Slideshare hesabından ulaşabilirsinizhttp://www.slideshare.net/WAN-IFRA (Etkinlikte Türkiye?den hiç bir konuşmacı olmadığını da ayrıca not etmeliyim)

Konferanstaki konuşmaların özetine WAN-IFRA blog sayfasından erişmeniz mümkün:http://blog.wan-ifra.org/blogs/kiev-2012-event-blog

Konuyla detaylı olarak ilgilenenlerin bu iki adresi incelemelerini öneririm.

Gelelim benim konferanstan çıkardığım derslere?

Yapılan sunumlarda en çok dikkatimi çeken unsur hiç bir gazete yöneticisinin ?eyvah internet geldi ve biz bittik? gibi bir şikayetinin olmamasıydı. Herkesin konuştuğu konu artan internet kullanımının ve yaygınlaşan teknolojik araçların nasıl gazeteciliğin yararına kullanılabileceğiydi. Uluslararası gazete yöneticileri mevcut durumdan şikayet etmek yerine kendilerine göre çözümler bulma çabasındaydı. Bu alanda oldukça önemli mesafeler katettiklerini söyleyebilirim.

Gazetelerin gelirlerinin büyük çoğunluğunun halen kağıt versiyonundan gelmesi de kağıt gazeteciliğin kolay kolay bitmeyeceğinin önemli bir göstergesi. Gazetelerin dijital gelirleri, elde ettikleri toplam gelirlerin en fazla yüzde 10?unu oluşturuyor. Diğer yandan gazetelerin dünyadaki online reklam pazarının sadece yüzde 2?sini elde etmeleri ise bu konudaki açıklarının büyük bir göstergesi.

Gazeteler bu handikapı aşmak için ?okuyucunun olduğu heryerde olma? stratejisinibenimsemeliler.

Dünyadaki genel eğilimlere baktığımızda artık gazete dendiğinde dört unsur akla geliyor: kağıt, web, mobil ve tablet.

Bir gazete için dijital mecralarda yer almak ise artık bir alternatif değil, yayıncılığın standardı haline gelmiş durumda. Interneti yayıncılıktan ayırmak mümkün değil.

Yeni Gazete = Kağıt, web, mobil, tablet

Yeni Gazete = Kağıt, web, mobil, tablet

Gazetecilik ölmeyecek ama bu dört unsuru (kağıt, web, mobil, tablet) doğru kullanamayan gazetelerin yakın gelecekte ciddi kayıplara uğrayacaklarını söylemek sanırım yanlış olmayacaktır. Aynı mantıkla baktığımızda bu dört unsuru doğru kullanan gazetelerin teknolojinin ve internetin sunduğu imkanlardan büyük faydalar sağlayacağını söyleyebilirim.

Konferansta kimsenin internet gazeteciliği ve kağıt gazeteciliği gibi bir ayrım yapmaması ilginçti, bunu her iki aracın da bir gazetecilik aracı olarak değerlendirilmesine bağlıyorum. İster kağıt olsun isterse dijital, herkesin ortak hedefi gazetecilik yapmak, kaliteli ve özgün içerik üretmek haline gelmiş durumda.

Kaliteli ve özgün içerik üretmenin hedefi ise okuyucuyu internetteki içeriğe para ödemeye razı etmek. Çünkü başka yerde bedavaya bulunabilecek bir içeriğe pek az kişi para vermek ister. Peki ya internette bedavaya alışmış okuyucu kitleleri, gazetelerin dijital versiyonlarına nasıl para verecek? Bu durum günümüz gazeteciliğin en önemli handikaplarından birisi olarak karşımızda duruyor. Bu handikapı aşmak için, gazetelerin kendi okuyucu profillerine ve içerik üretme kabiliyetlerine göre farklı yöntemler bulmaları gerek.

Konferansta ön plana çıkan bir diğer önemli konu ise sosyal medyaydı. Bu alanda özellikle Al Jazeera Media Network, sosyal medya sorumlusu Riyaad Minty?nin sunumu dikkat çekiciydi. Riyad yaptığı sunumda sosyal medyanın haber merkezlerinde nasıl kullanılabileceğine dair örnekler verdi. Sosyal medya bir hedef değil bir araçtır diyen Riyaad, Arap Baharı olaylarının sosyal medya sayesinde yapıldığının iddia edilmesinin de gerçek dışı olduğunu ifade etti. Benim de katıldığım görüşe göre sosyal medya sadece Arap toplumundaki mevcut hisleri tetikleyen ve sosyal hareketleri hızlandıran bir araç oldu. Devrimi insanlar yaptı, Facebook veya Twitter değil!

Riyaad Minty?nin sunumu aşağıda:

Innovation Media Consulting Group?ta görev yapan Juan Senor?un sunumu da oldukça kayda değerdi. Senor sunumunda gazetelerin neden önemli olduğuna dair oldukça ilginç noktalara değindi.

Juan Senor?a göre kağıt ve dijitali karşılaştırmak doğru değil çünkü ikisi de gazetecilik sektörü için bir araç. Bir dağıtım merkezi olarak kabul ettiği sosyal medyaya ise gazeteciler mesailerinin en az yüzde 10?unu ayırmalılar.

Juan Senor?un sunumu aşağıda:

Juan Senor?a göre geleceğin haber merkezleri şöyle olacak:

Konferansın bir diğer ilgi çekici bölümü de WAN-IFRA CEO?su Larry Kilman?ın Dünya Basın Trendleri 2012 raporunun sonuçlarını anlattığı oturumdu. 150 ülkeden istatistiklerin değerlendirildiği bu rapora göre dünyada gazete tirajları 2,5 milyar. Dijital gazete aboneliği ise 600 milyon. Rapora göre kağıda basılı reklamlar gazetelerin en önemli gelir kaynağını oluşturuyor, dijital ise bugün önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktan uzak. O nedenle kağıdı tümden yadsımak doğru bir strateji değil. Ama yakın gelecek için beklenti dijital mecraların hızlı bir artış göstereceği yönünde. Bu nedenle gazeteler bu alana şimdiden yatırım yapmalılar.

Avrupa ve Amerika?da gazete tirajları düşerken, Asya?da gazete tirajları artıyor. Afrika ise mobil araçların kullanımın artmasıyla birlikte bir medya devriminin eşiğinde.Nüfusa oranlı gazete okuyucu sayısına bakıldığında ise Batı Avrupa ve ABD diğer bölgelerin önünde.

Arama motorlarından gelen sonuçlar dijital reklamcılıktan elde edilen gelirlerin yüzde 58?ini oluşturuyor. Bu nedenle gazetelerin SEO ve SMO yöntemlerine ağırlık vermesinde büyük yarar var.

Bu yıl içerisinde gelirlerinin arttığını ifade eden gazetelerin yüzde 68?inin kurum içi eğitim programlarına sahip olması ise önemli bir gerçeği ortaya koyuyor: büyük değişimlerin yaşandığı gazetecilik sektöründe insana yatırım en doğru yatırımdır ve her koşulda eğitim şart!

Larry Kilman?ın sunumu aşağıda:

Konferansta ilgi çekici teknolojiler de tanıtıldı. Özellikle Telegraph?ın kullanmaya başladığı Blippar uygulaması çok ilgi çekici.

Bu uygulamanın bir benzerini Türkiye?den Zaman Gazetesi?nin kullandığını hatırlatmakta yarar var. Ayrıca Türkiye Gazetesi de kağıt versiyonundaki haberlerde QR kodlarına yer veriyor. Türk gazetelerinin dünyadaki teknolojik gündemi yakından takip ediyor olması oldukça sevindirici?

ABD?li New York Times gazetesinin ?digital paywall? ve ?metered system? yöntemleri ise konferansın en çok konuşulan konularından birisini oluşturdu. 500 bin dijital aboneye sahip olan New York Times?ın uyguladığı model bir çok kişinin deyim yerindeyse gözlerini kamaştırıyor. Konferansta bir sunum yapan New York Times Vice Chairman?i Michael Golden NY Times?ın başarısını model almak isteyenlere önemli tavsiyelerde bulundu.

Michael Golden?ın sunumu aşağıda:

?..

WAN-IFRA Kiev 2012?den genel olarak aktarabileceklerim bunlar. Aslında daha yazılabilecek çok şey var ama şimdiden bir blog için uzun bir yazı oldu. Konuya meraklı olanlarla her zaman tartışmak mümkün. Hatta bu konuları daha çok uzun zaman da tartışacağa benziyoruz, çünkü dünya sandığımızdan da hızla değişiyor. Bu değişimleri anlamak ise en çok biz gazetecilerin görevi.

Twitter adresim @denizergurel

Sağlıcakla?

Tagged in: , , , , ,

%d bloggers like this: