Share this post with Digg

Orkun arkadaşımız arabalara olan ilgisini buradan bizimle paylaşacak bundan sonra…

İtalyan Station

Biri Station?mı dedi?
?Station? İtalyan otomobil üreticilerine göre fazla uzak bir terim. Çünkü İtalyan?lar her zaman ortadan motorlu F1 şanzumanlı arabalar üretmek zorundalar. Genetikleri öyle. Bana birisi Ferrari FF üretilmeden önce station bir İtalyan, hatta bir Ferrari olacağını söyleselerdi kesinlikle güler geçerdim. İlk başta duyduğunuzda nefret edilesi bir fikir gibi dursa da insanda merak uyandırmıyor değil. Özelliklede böyle uzun burunlu Z4 kılıklı fakat kat kat daha geliştirilmiş ağabeylerinin kondisyonunu bile geçebilecek donanıma sahip bir Ferrari fazlasıyla yenilikçi. Onu ilk gördüğünüzde alnınızın tam ortasına ?İtalyan Aygırı? lakaplı Rocky?den yumruk yemiş gibi oluyorsunuz..Evet yerden kalkması zor, fakat uyandırıp kafalarda tabulaşmış bazı tasarım çizgilerini veya fikirleri yıkabilecek bir yumruk gibi. Porsche Panamera?nın dış tasarım anlamında bizde yarattığı hayal kırıklığını kesinlike yaşatmayacak cinsten bir station.


?Station? demek çocuğunuzu kreşten alırken yarı kaldırıma çıkarıp camını içi pis koktuğu için yarı açık bırakıp kapısını kitleyip kreşin kapısında beklemektir. Ya da zorunlu olmadıkça yağını değiştirmediğiniz veya işten güçten vakit ayırıp ayda bir yıkatacağınız ve sadece ayağınızı yerden kesebilecek aile yaşantısı için uygun bir araç demektir.  Fakat bu station 4 tekerlekten çekişli bir Ferrari FF ise kesinlikle içinden çıkmadan çocuğunuzu bekleyeceğiniz bir otomobil.


Ben bir Ferrariyim!
Bir arabada fabrika çıkışlı halinden biraz daha genetiği değiştirilmiş bir kaç parça görüyorsak, ya da jantları olduğundan biraz daha büyükse veya birkaç yeni body parçası varsa o arabadan sportif bir ses gelmelidir. Bu her araba için geçerlidir. Fakat bir Ferrari?den bahsediyorsak sesini herkes ağzıyla taklit etmeye çalışabilecek kadar o sese aşinadır. Ferrarinin karakterini en iyi hissettiren şey kırmızı olmasından sonra gaza bastığınızda kulağınızı yırtacak olan sesidir. Bu yüzden anne karnındayken çok iyi beslenmiş bir çocuk olmalıki karakteri ve ağabeylerine olan saygısından ötürü FF?te 6.3lt V12?lik motoruyla kendisini fazlasıyla Ferrari gibi temsil ediyor. Belkide duruşu ve station olmasından dolayı onun Enzo gibi orta yaşlı bir Kaplan?ın yanına yaklaşmaya korkabilecek bir Ferrari. Fakat çevikliğiyle abisi Enzo?yu kızdırdığında kaçabilecek kadar hızlı koşan yaramaz yavru Kaplan gibi. Çünkü o bir GT motora sahip. GT bir Ferrari Station demek bu arabayla uzun yola çıktığınızda konforlu bir performans göreceğiniz anlamına gelir. Fakat Panamera veya diğer yüksek performanslı Alman AMG?ler ya da BMW?ler de çocuğunuz arkada bebek koltuğunda uyurken hangi hıza ulaşırsanız ulaşın takla atmadığınız müddetçe uyanmaz ve siz de çocuğunuzun huzursuz, ağlayarak attığı çığlıklar olmadan uzun ve sessiz bir yolculuk edebilirsiniz. Fakat bir GT Ferrari FF?le uzun yoldaysanız egzos sesinden çocuğunuzun uyuyamayacağı konusunda sizi uyarmadan edemeyeceğim. Ama ne olursa olsun benim çocukluğumda babamın bir Ferrari?si olsaydı ve ben onunla büyüseydim, ya büyüdüğümde Formula 1 yarış pilotu olmak isterdim ya da torunlarıma askerlik anılarımdan çok Ferrari?den bahsederdim.

Pininfarina; ?Ona aşık olmalısınız?
Pininfarina?yı tanımayanınız varmı? Varsa o zaman hiç bir zaman Ferrarilerin neden bu kadar farklı ve özgün bir tasarıma sahip olduğunu sorgulamadan yaşıyorsunuz demektir. Pininfarina demek, evde yiyecek hiç birşey yokken tek başına tüketilemeyen petübör bisküvileri kakaoyla birleştirip ondan lezzetli bir pasta yapmak demektir. Pininfarina Peugeot gibi dayanıksız konfordan yoksun 4 tekerlekli tabut üreticisi bir marka için 406 coupe gibi muhteşem bir arabayı tasarladı. Ve Peugeot, 406 coupe?siyle satışlarını 2004-2004 yılları arasında büyük oranlara arttırdı. Fakat arabalar konsunda fazla fikri olmayan insanlar 406 coupe?yi Peugeot?a mal ettiler ve Pininfarina biraz gölgede kaldı. Fakat benim 406 coupe?ye karşı yaklaşımım bilinen bir deyim gibi: ?Seni severim yaradandan ötürü?.

Ferrari 599 Scaglietti üretildikten sonra artık Ferrari?lerinde motorları önde olabilir demeye başlamıştık. Fakat bu arabaya station kabin o kadar yakışıyorki İtalyan asıllı manken Alexandra Ambrosso kırmızı bir elbise giyse ancak bu kadar yakışır. Yani sonuçta bu bir Ferrari ve güzel olmak zorunda, fakat onun güzelliğininde diğer kardeşlerinin her birinin kendilerine ait birer karakterinin olma zorunluluğunda olduğu gibi FF?inde bir kaderi ve karakteri olmak zorunda. Hayatta kalabilmesi için bu karakteri benimsetmek zorunda. Fakat bu 6.3lt?lik v12 motorlu yaramaz kaplanın benzinlikte bir benzin pompasıyla olan ilişkisine ara verdiği anda belki de şık bir akşam yemeğinde güzel bir kadını etkileyebilirsiniz. Evet, birgün bu arabaya sahip olursanız bunu kesinlikle yapın çünkü fazlasıyla erkeksi hatlarla gizemli bir gülümsemeye sahip ön radiator ızgaralarına sahip. Tıpkı kardeşi f149 California gibi.

Tagged in: , , , ,

%d bloggers like this: