Share this post with Digg

MİSYONER POZİSYONU

Edilgenlikten hoşlanmaz erkek adam. Çocukluğundan itibaren öyle yetiştirilir. Sofrada yemeğin ilk servisi ona yapılır, baş köşede oturtulur. Her şeyin ondan sorulacağı, onun dünyanın, evrenin merkezi olduğu öğretilir. Büyüdüğünde de öyle höt zöt konuşan kadın istemez, sokakta hanımefendi, mutfakta aşçı, yatakta fahişe olsun yeter ona.  Hep önde, hep üstte olmalıdır onun pozisyonu. Hiçbir faaliyeti, hareketi kısıtlanmamalıdır. Altta kalanın canı çıksın, ona ne?

?Sen bilirsin dersen kavga çıkmaz? der anneler kızlarına. Kadına hep susması öğretilir. Susamayanlar kadınlıklarını yitirir. Erkek Fatma olurlar. Dişilikleri yitince kabul görürler erkek dünyasında. Her ay gördükleri ?adet?, gizli saklı yaşanır, hijyenik pedler oraya buraya sıkıştırılır tuvalete gidilirken. Aman kimseler görmesin, ayıptır. Adetimiz bozulmasın. Bu kadar mahrem olanın her şeyi en muhafazakar olan tarafından ortalara saçılır. Ne de olsa mahremin ilanı onun ağzına yakışır bir tek.  Her şey ona yakışır. Bize ne giysek yakışır? Sıfır beden olmalı ki önce, ne giysek yakışsın. Mini etek, ya da atlet giymemeli, tecavüzcümüzü sevmek zorunda kalabiliriz. Blumialarımız azıyor mu bunları duydukça?

Kadın bedeni çitlenir, ne de olsa o beden erkeğinin tarlasıdır. Yeni bir nesil oluşturma ideali adım adım ilerletilir. Yönetici pozisyonundaki alt kademedekine her türlü fantezisini uygular. Misyonerlik pozisyon almakla başlar. Doğmamış çocuklara duygu sömürüsü eşliğinde mektuplar yazılırken, doğanların bazılarına biber gazı ile kürtaj yapılır. Çocuklar toplumundur, ama sadece bazıları. İstisnalar kaideyi bozamaz denilir fetvada. Hüküm verilmiştir, katil kadındır. Devlet baba, elini oramızdan çekmez, ne de olsa erkektir. Her şey ondan sorulur, her meseleden sorumludur.

Her yeni kanun, hükmünü meşrulaştırmak için kazanılmış hak sahiplerine ulufeler, sus payları dağıtır. Bu yeni yasağı içselleştirmek için hepiniz Manisa Mesir Macunu Şenliklerine davetlisiniz. Misyoner pozisyonunda yeriniz hazır, protokol sıralarında.

Ayşe Özer

Tagged in: , ,

%d bloggers like this: