Share this post with Digg

Fransız kaldım: ?Alo? Dolmuştayım!?

 

Türkiye?de bazı toplu taşıma araçlarında, uçaklarda olduğu gibi telefon kullanmak yasak. Yolculuğun hem güvenliği hem de rahatlığı için önemli bir uygulama. Üstelik sürücünün ruh sağlığı için de yararlı bir yasak bence. Yolcular genelde bu kurala uyuyor, uymayanlara da hatırlatmaktan çekinmiyor. İzmir-İstanbul uçuşunda şahit olduğum bir sahne…

İnişe geçiyoruz. Yolculardan birinin cep telefonu çalıyor. Seksen yaşlarında bir teyze çantasını neredeyse bir dakika kadar karıştırıp telefonunu buluyor. Bitmedi… Telefonu açıyor!

?Efendim… İyiyim yavrum iniyoruz şimdi… Güzel geçti valla, manzara güzel şu an!?

Yanındaki adam: ?Teyze, telefon kullanmak yasak. Kapatırmısınız lüften!?

Teyze: ?Ne dedin oğlum? Bi saniye yavrum, yanımdaki adam bana bir şey söylüyor da… kulaklarım tıkandı!?

Adam: ?Uçakta telefonda konuşmak yasak diyorum. İniyoruz, kapat şunu!!?

Teyze: ?Aaa öyle mi? Yavrum sonra konuşuruz… Adam uçakta konuşmak yasak diyor!!?

***

Kazasız belasız Istanbul?a indik ama o sahneyi hiç unutmuyorum. Fıkra gibi. Asıl şimdi binmek isteğim araç uçak değil, sarı dolmuş. Dolmuşta konuşma yasağı yok, tam tersine sessizlik yasağı var gibime geliyor. Burada özel bir yolcu tipinden bahsetmek istiyorum. Tanırsınız, belki siz de onlardan birisiniz: dolmuş kalkar kalkmaz telefonlarına sarılan insanlar. Refleks mi? Durdurulamaz bir içgüdü mü? Dolmuştaki bir can sıkıntısı mı? Bilmiyorum. Bazen yüksek sesle hatta bağıra bağıra konuşurlar. Ama genelleme yapmamam gerekiyor. Bu tip yolcuları en az altı gruba ayırmak lazım.

1)       ?Öylesine? arayanlar

Söyleyecekleri hiçbir şey yok. En kısa telefon muhabbetlerini onlar yapıyor.

?Aliyooooooo ne yapıyosun… Dolmuştayım… Eve gidiyorum… Hiiiiiç… Yoooo öylesine aradım işte… Hadi araşırız… Öptüm bye bye!?

2)      Dedikoducular

Onlar telefonda konuşurken, dolmuştaki diğer sekiz kişi son ?bombadan? haberdar oluyor. Bombanın birbirinden şaşırtıcı detayları olduğu için yolculuk bitene kadar sürebiliyor.

?Canım nasılsın… iyiyim sağol, son bombayı öğrendin mi… bak şu sarışın vardı ya, Elif… yok yok öbür Elif, Volkan?ın eski sevgilisinin en iyi arkadaşı Elif… evet evet bu işte… neyse şimdi Volkan ve Elif birlikte çıkıyor… yaaa dedim sana… bana Volkan söyledi ama Facebook?a bak, ?Bir ilişkisi var? diye yazıyor…yaaa…?

Köprüde trafik yoğun. Bundan sonra Volkan ve Elif?in ilişkisinin nasıl başladığı, Volkan?ın eski sevgilisi yani Elif?in en iyi arkadaşının bu duruma verdiği tepki vesaire vesaire hep birlikte öğreneceğiz.

3)      Pratik akıl ev hanımları

Hemen kalem-kâgit çıkartın. Alışveriş listesini hatta akşam yemeğinin tarifini not almaya hazır olun.

?Bak şimdi markete git… Domates, patlıcan, soğan, yeşil biber, kırmızı biber ve soğan al… bir de sarımsak al… Ondan sonra patlıcanları soy, soğanı, domatesi, biberleri böyle küçük küçük doğra… Sonra beni bekle otuz dakikaya evdeyim.?

İsterseniz ?Kusura bakmayın sizi dinliyordum da… Sebzeleri doğradıktan sonra neler yapıyoruz acaba?? diye sorabilirsiniz.

4)      İşkolikler

Bu yolcular telefonsuz bir hayat düşünemiyorlar. Dolmuşta olmalarına aldırış etmeden, ?Yahu Kerem, bu sabah da söyledim! Bu iş olmadı! Projenin ayakları yere basmıyor!? Dolmuş sanki bir toplantı odasına dönüşüyor. Bu iş muhabbeti uzayıp gidiyor.

5)      Asabiler

Çok çok kızgınlar. Kişisel algılamayın, içlerini dökmeleri lazım.

?Ulan neredesin sen? Ne biçim bir adamsın sen?? Ben sana ne dedim?? Bak bak ben öğretecem ulan sana! *$#@!°)/^`?;*£!!!!? (kapat)

Genelde uzun sürmez. Sürerse şoför yada yolcular karışıyor.

6)      Vicdanı rahatlatan aramalar

Annelerini, herhangi bir akrabalarını yada eski arkadaşlarını uzun zamandır aramadılar. Bunu düzeltmek için dolmuş yolculuğu altın bir fırsat sunuyor. Çok uzun sürebilir. Genellikle şöyle başlıyor:

?Nasılsın canım? İyiyim ben, epey oldu görüşmeyeli. Hayat nasıl gidiyor? Çok özledim seni, anlat bakalım neler yapıyorsun…?

***

Ülkemde, yani Fransa?da ?dolmuş? diye bir şey yok. Metro ve tramvay?da insanlar sessiz sessiz yolculuk yapıyor. Birbirine bakıyorlar, bir şeyler okuyorlar, düşüncelerine dalmışlar. Bazen telefon açarlar ama muhabbet etmek için değil, ?beş dakika sonra görüşürüz? gibi şeyler söylemek için. Artık Fransız toplu taşıma araçlarında çok sıkılıyorum. Türk yolcuların muhabbetlerini özlüyorum!

Anne Andlauer

 

Foto: leyla.a, Flickr, Creative commons

Tagged in: , ,

%d bloggers like this: