Fransız kaldım: Nazar boncuğum ve ben

Posted by on August 1st, 2011
Stored in Contributors, TURKISH

Share this post with Digg

Fransız kaldım: Nazar boncuğum ve ben

Ağustos 1999?da 13 yaşında bir çocuktum. Annem, babam ve iki erkek kardeşim ile birlikte İstanbul?da tatil yapıyorduk. Daha önce her anlamda evden o kadar uzak olmamıştım, hissetmemiştim. Her ses, her yüz, her koku, her lezzet yeniydi. Özellikle Kapalı Çarşı?yı hatırlıyorum. Fıstıklı lokumlar, parıltılı mücehverler, rengârenk lambalar, herşeyi almak istiyordum.

Ne yazık ki, her zaman olduğu gibi, babam tek bir hediye?ye izin vermişti. Yine de mutluydum. Zengindim, hem de çok zengin. Cebimde 10.000.000 lira vardı. Koskoca çarşı benimdi. Maalesef çarşının bütün esnaflarının zenginliğimden haberi vardı. Hepsi kendi mağazasında beni çağırıyordu, çekiyordu, sürüklüyordu. ?Yes please!?, ?Come here!?, ?Miss? Mademoiselle? Señorita??, ?I have the best.? Küçüktüm ama bunları yemezdim. Servetimi akıllıca kullanacaktım.

Birden birisi gözlerimin önünde mavi bir gözü sallamaya başladı. Daha doğrusu: Gümüşten bir kolyede, mavi gözlü bir boncuk. Adam İngilizce?de ?Kötü göze karşı koruma? diyordu. Hangi kötü göz? Mavi göz mü kötüydü? Beni nelerden, nasıl koruyacaktı? Yine yemezdim tabii. Ama kolyeyi çok beğendim ve aldım. Ve bir anda ceplerim boşaldı.

O gece boynumda mavi gözle uyudum. Saat 3:02?de uyandım. Yatak sallanıyordu, oda sallanıyordu, bütün otel, bütün şehir sallanıyordu. Babam odamıza fırladı, ?deprem oluyor!? dedi. Mavi gözümü sıkı tuttum ve geçmesini bekledim.

Şu an İstanbul?dayım, 25 yaşındayım ve boynumda nazar boncuklu bir kolye var. Kapalı Çarşı?da bütün paramla aldığım kolye değil, sevgilimin bana hediye ettiği bir mücevher. Elbette güzel olduğu için takıyorum. Ama itiraf etmeliyim ki, evimin giriş kapısında da bir nazar boncuğu ziyaretçileri karşılıyor. Hem güzel, hem de diyorlar ya… ?Nazara inanma, nazarsız da kalma.?

Anne Andlauer

twitter.com/FransizKaldim

http://fransizkaldim.wordpress.com/

 

Tagged in: ,

%d bloggers like this: