Share this post with Digg

Herkes şu yeni Efes Alkolsüz reklamına bayılmış. Olumsuz yönde okuduğum tek eleştiri reklamın  Tuborg?un yayınladığı eski reklamlara benzemesi. Genelde de zaten bir şeyi eleştirirken hep ürünün mukallid olmasıyla başlarız; ürünün içeriğinde ne kullanılmış, hangi kanallar aracılığıyla bize nasıl iletilmiş pek umursamıyoruz.

Efes alkolsüz klişeleşmiş ?çirkin kadın yoktur az alkol vardır? esprisinden yola çıkarak ?Çirkin kadın vardır? adıyla yeni bir reklam filmi çekmiş. Reklam filminde toplu, (yahut Sağlık Bakanlığının önerisiyle şişko mu diyelim bilemedim) göreceye göre çirkin bir kadın var. Karşısında oturan erkeğe kur yapma çabası içerisinde görülüyor. Eğiliyor, saçını bir oraya bir buraya savuruyor. Kendini karşısındakine beğendirmeye çalışıyor. Erkek arkadaş ise çokça bira içerek karşısındaki kadını güzelleştirmeye çalışıyor. Reklamdan anladığımız bu değil mi? Aksi şeklinde anlayan varsa devamını okumasın zaten farklı yerlerden bakmışız reklama.

Biz feministler çok olcaz ama: Kadınlar böyle mi gerçekten? Kendini sürekli beğendirmeye çalışan taraf mı? Erkeklerimiz ise seçen ve eğer karşısındaki beğenilmeye layık değilse sarhoş olarak mı götürecek olayı? Çirkin kadınlar ?ayık kafayla? sevilemiyor mu? Biz kendimizi bir yerde sevdirmek zorunda mıyız?

Bu reklam “komik ama seksist” değil.  Bu reklam seksist. Hatta rahatsız edici derecede seksist. Şaşırıyorum, ünlü sosyal medya sitelerinin bile reklamı ?başarılı? olarak addetmesine. Başarılı olmanın kriteri ilk izlemede beğenme olmamalı.

Tagged in: , , ,

%d bloggers like this: