Cengiz Aktar: Devrimler ne durumda

Posted by on April 18th, 2011
Stored in Cengiz Aktar, Contributors, TURKISH

Share this post with Digg

https://i0.wp.com/haberpan.net/haber/11/02/25/1cae/arap-devrimleri-tarihin-kekrari-mi-analiz.jpg

Dünyanın gündemine ne Japonya?da süregelen facia ne Ortadoğu?daki ayaklanmalar dayanıyor. Gelişmeler vahametini korumayı sürdürse de gündem onları çoktan tüketmiş oluyor. Dikkat edilirse Tunus, Mısır ve hatta Libya?da ne olduğuna dair artık pek bir bilgi gelmiyor. Bakalım devrimlerin başladığı iki ülkede demokrasiye geçiş ne aşamada.

Tunus

Tunus?ta Tunusluların deyimiyle ?devrim? 6 Nisan?da çok önemli bir eşiği aştı. Ülkenin ilk bağımsız Yüksek Seçim Kurulu bir kararname ile kuruldu. 11 Nisan’da da bütün seçimlerde kadın-erkek eşitliğini gözetecek adaylık sistemi kabul edildi.

Tunus?ta hummalı bir yasama faaliyeti sürüyor. Dünyaca saygın hukukçu Yadh Benaşur?un başkanlığındaki ?Devrimin Hedeflerini Gerçekleştirme, Siyasî Reform ve Demokratik Geçiş Yüksek Kurulu? ülkenin hukukî belkemiğini oluturuyor. Yasemin Devrimi sonrasında Bin Ali taraftarlarının devrimi kendi lehlerine çevirme girişimlerinin hepsi halk tarafından püskürtüldü. İki Başbakan, üç hükümet istifa etmek zorunda kaldı. Bugünkü hükümet hayatî karar almayan ve ülkenin kalıcı bir demokrasiye vasıl olması için çalışan teknokratlardan kurulu. 24 Temmuz?da, Tunusluların II. Cumhuriyet olarak adlandırdıkları yeni dönemin temel taşı niteliğinde olan Kurucu Meclis seçimleri yapılacak. Bu tarih rastlantı değil. 25 Temmuz 1957?de Fransız manda yönetiminden sonra kurulan bağımsız I. Cumhuriyetin bir anlamda son günü. 25 Temmuz 2011 de II. Cumhuriyet?in ilk günü.

Siyasî hayat görülmemiş bir canlılık yaşıyor. Bugüne dek 49 parti resmen yerini aldı. Tunuslular doğru yolda ilerliyorlar. Bu gidişle Tunus ilham kaynağı olma konusunda Türkiye?nin önüne geçebilir!

Mısır

Mısır?da işler maalesef Tunus?taki kadar iyi gitmiyor. 19 Mart?ta Mısırlılar altı yıl aradan sonra coşkuyla sandığa gittiler. 1971 Anayasası?nda teklif edilen değişiklikleri referandumda oylayıp kabul ettiler. Ancak oylamaya oy verme yaşında olanların sadece %41?i katıldı ve bunların %77?si değişiklikleri kabul etti. Referandumda ?evet? verenlerin kim olduğu belli: Ağırlıklı olarak İhvan-ı Müslümin ve Mübarek?in taraftarları. Mısırlılar bu cenahların pompaladığı ekonomik ve siyasî kaos tehlikesinden ürkerek sandığa gittiler. El-Baradei?in temsil ettiği liberaller, Nasırcılar, Sol, Hıristiyan Kıptîler ve devrimin itici gücü olan gençler ?ki bunlara Müslüman gençlerin de dâhil olduğu söyleniyor- karşı oy kullandılar.

Muhalif cephe değişiklere özünde karşı çıkmadan, 1971 Anayasası?nın, tıpkı bizim 1982 Anayasası gibi miadını doldurmuş, tadil edilemeyecek ve ancak yenisiyle ikame edilecek bir metin olduğunu savundular. Acele edilmemesi, devrimci ortamı doğru kullanarak yeni bir anayasa için gereken siyasî ve hukukî altyapının, Tunus?ta olduğu gibi kurulması için uğraştılar.

Ama referandum sonrasında ortaya çıkan fiilî durum ülkeyi hızla yeni seçimlere doğru götürüyor. Diğer siyasî kadroların ve özellikle siyasete yeni atılmaya hazırlananların bu seçimlerde bir varlık göstermeleri ne zaman ne de tecrübe ve tanınırlılık açısından mümkün. Ufukta kozmetik değişikliklerle Başkanlık sisteminin sürdüğü, İhvan ile eski kadroların çoğunlukta olacağı bir yeni meclis ve askerî vesayetin bakî olduğu bir siyasî sistem görünüyor. Referandum sonrasında 25 Ocak 2011 devriminin açık ara galibi de İhvan gibi duruyor. Ancak her şey bitmiş değil ve kavga sürüyor.

Nitekim geçen Cuma 8 Nisan?da Mübarek?in gidişinden bu yana en büyük protesto gösterisi yapıldı ve yine kan döküldü. Protestocular bu sefer askerle çatıştı. Namaz sonrasında toplanan mutad kalabalığın içinde askerler ve İhvan?ın bu fena halde statükocu taktiğinden rahatsız olan genç İhvancılar mevcuttu. Bunlar siyasî alanın ve müstakbel demokrasinin asker ve sabık elitlerle mutabakat içerisinde bir yere varmayacağını anlamış olanlar. Bu duruş 90?larda Millî Görüş ile AKP arasında oluşan görüş ayrılığını hatırlatıyor.

Mısır?da artık kuşkular ülkeyi yöneten Askerî Yüksek Konsey?in başındaki Mübarek?in adamı General Tantawi üzerinde yoğunlaşıyor. Bakalım ?Cuma dinamiği? demokrasinin temellerini atmaya önayak olabilecek mi?

Bu yazı ilk defa 14 Nisan 2011’de Vatan gazetesinde yayınlandı. Yazarın izniyle burada da yayınlanıyor…

Tagged in: , ,

%d bloggers like this: