Share this post with Digg

Fountain 1917 by Marcel Duchamp

UCUBE  AYYAŞLAR[1]

Gezegende yaygın olarak kullanılan takvime göre M.S. 2011 başlarında, bize en yakın galaksi olan  TR-1923?ün(yerel adı  Samanyolu) dış sarmallarında, görece genç bir gezegen olan RTE-2002?de(yerel adı Dünya[2]),  gezegen ekvatorunun kuzeyinde,  jeopolitik  ve ekonomik açıdan önemsiz sayılabilecek bir ülkede gözlendiler.

Geçmişte, gerek Dünya gezegeninden gerekse bizim  gezegenimizden, ilk ortaya çıkış zamanlarını M.S.2002 olarak kabul eden tarihçi ve sosyologlar da olmuştu. Fakat günümüzde kabul edilen görüş, yaşadıkları ülkenin yöneticilerinden birinin kendilerine ilk seslendiği zamanı ortaya çıkış zamanları olarak kabul etmek,  bu zamanın öncesini inceleyerek ortaya çıkışları hakkında bilgi edinmeye çalışmak olmuştur.

Daha radikal bir görüş ise Ucube Ayyaşlar?ın Dünya gezegeninde düşünen ve üreten ilk canlı türü ortaya çıktığından beri var olduğunu,  M.S.2011?in bu tanımlamanın yapılması için çok geç bir tarih olduğunu iddia eder.  M.Ö. 11-12 binlerden itibaren mağara duvarlarındaki resimlerin  ucubelerin ilk örneklerini oluşturduğunu  savunur.   Bu görüşe göre M.S.2011?de tanımlamanın yapıldığı ülkenin batısında, tanımlamanın yapıldığı ülkenin de bir çok açıdan örnek aldığı bir grup ülkede,  Ucube Ayyaşlar  genel toplum yapısı içerisine eklemlenmişti. Hatta bu ülkelerin  yüzyıllar önce gerçekleştirdiği sosyal, ekonomik ve teknolojik atılımın entellektüel  gücü olarak  toplum içinde itibarları da hala yüksekti.

Bu görüşü iki açıdan eleştirebiliriz. Birincisi Ucube Ayyaşlar tanımı görecelidir. Yani bu ayyaşlar içlerinde bulundukları sosyal koşullara, yaşadıkları toplumun değerlerine göre tanımlanmalıdırlar. Batılı ülkeler,  Ucube Ayyaşlar?ın ortaya çıktığı ülkeye göre tarih içerisinde bambaşka bir  yol çizmişler, uzun yıllar boyunca geleneksel düşmanlar olarak neredeyse taban tabana zıt toplumsal değerler oluşturmuşlardı.  İkincisi, böylesi bir tanımlamanın yapılabilmesi ancak yaşadıkları topluma dair kaygıları olan, parçası oldukları toplumun düşünsel ve entellektüel olarak ilerlemesini isteyen ve bunun için uğraşan, ama gene de toplumun çok büyük bir geneli tarafından kabul edilmeyen, hatta nefret edilen, ucube sıfatına, ayyaş damgasına layık görülen bir insan topluluğun bir toplum içerisinde ortaya çıkmasıyla mümkün olabilir.

Bugün artık böyle bir durumun M.S.2011?de Dünya gezegenindeki bu ülkede ortaya çıkmış olduğunu, ülkenin en üst düzey yöneticilerinden birinin kendi beyanıyla da desteklenmek suretiyle kabul ediyoruz. Batılı, yani daha gelişmiş bir ülke olmaya çalışmakla,  geleneksel değerlerden vazgeçmemek, farklı düşüncelere, farklı kültürlere  hoşgörülü olmamak arasındaki çelişki bu talihsiz Ucube Ayyaş topluluğun ortaya çıkmasına yol açtı.

Yönetici sınıf, zaten doğal gelişim aşamalarından geçmeyip bir nevi tepeden inme şekilde topluma aşılanmaya çalışılan özgür düşünce, özgür yaratım gibi kavramları, toplumun büyük kesiminin bu insan grubunu öteden beri sindirememesini fırsat bilerek bir çırpıda ezdi. Bu insanlara toplumun duyduğu biraz da anlamamanın çekingenliğinden kaynaklanan narin saygı ve itibar, ülke yöneticilerinin birinci ağızdan savurdukları aksırana tıksırana kadar içme, ucube eserler yaratma, tükürülecek eserler yaratma iftiraları arasında kayboldu gitti.

Bugün artık Ucube Ayyaşlar?ın sadece bir simge olduğunu,  doğu tipi geleneksellikle batılı ilerleme düşüncesinin çatışmasının bir ürünü olduğunu biliyoruz.  Her fırsatta muhafazakar olduğunu ifade etmekten çekinmeyen yönetici sınıf, yarattığı ?özgürlük? tartışmasının aslında ?işime geldiği zaman, işime geldiği kadar özgürlük?ten başka bir şey olmadığının sinyallerini Ucube Ayyaşlar ortaya çıkmadan çok önce  vermişti zaten. Ama Ucube Ayyaşlar önemli bir göstergeydi. Kendi gibi düşünmeyen, kendi gibi yaşamayanlara karşı bu kin, hoşgörüsüzlük, aşırı ve kırıcı genellemeler, özgür düşünceye ve insanın yaratıcılığına karşı tahammülsüzlük daha sonra olacakların da habercisiydi sanki.

Son olarak başka toplumlarla birlikte kendi toplumumuz için de geçerli olan basit bir önerme belki de Ucube Ayyaşlar fenomenini anlamamıza yardımcı olabilir. Acaba o toplumda yaşayanlar, bireysel mutluluğun  ve huzurun toplumsal uzlaşmadan geçmesi gibi basit bir kavramdan haberdar değiller miydi?  Bir toplum olarak tarihsel gelişimlerinde, doğal yollardan ulaştıkları bir uzlaşı gerçekleşmemiş miydi?  Bu soruların cevabını arayan araştırmalar Ucube Ayyaşlar?ı biraz daha anlamamıza yardımcı olabilir.

Cumhur Bumudur


[1] 7. Gezegen Dışı Canlılar? Konferansında Sonsuzluk Üniversitesi?nden Dr. S677TW3 tarafından yapılan sunumdur.

[2] Bundan sonra kullanılacak tüm  tanımlamalar yereldir. Daha fazla bilgi için ?Gezegen Dışı Canlı? kataloğunda RTE-2002 kayıtı incelenebilir.

Tagged in:

%d bloggers like this: